Veresiye defterinden kredi kartına

02.02.2012

Veresiye defterinden kredi kartına

facebook.com/nilufergulata
twitter.com/nilufergulata
info@nilufergulata.com

Televizyonda, facebook’ta, Twitter’da 80’lerden, 90’lardan geçilmiyor. Radyo programlarında telefonla bağlanan insanlara, geçmişten kalan hangi objeleri sakladıkları soruluyor. Kimi büyük annesinin gaz lambasından söz ediyor, kimi dedesinden kalan ışıklı radyodan. Yoğun bir nostalji rüzgarı esiyor.

Açık söylemek gerekirse, ben dahil hepimize iyi geliyor. “Şimdi” ne kadar güçleşirse, geçmiş, demokratik bir şekilde hepimizin sahip olduğu o anılar yumağı, sıcak bir sığınağa dönüşüyor. Şimdinin ağırlaşması, geçmişi hafifletiyor.

İnternet’te bu nostalji yumağının peşinde bir kedi hevesiyle savrulurken, çocukluğumun tüm işletmelerinde asılı olan resme rastladım. Hani şu “veresiye satan – peşin satan” kıyaslaması yapan resme. Belki de ilk kez yakından baktım.

Fakirlikten bitap düşmüş adam ilginç bir şekilde solda duruyor. Zenginlikten semirmiş adam da haliyle sağda. Soldaki adam zayıf, solgun ve kırılgan. Sağdaki adam şişman, gürbüz ve hantal. Soldaki adamın kambur, mağrur bir duruşu var. Sağdaki adam arkasına yaslanmış ve bacak bacak üstüne atmış. Ama öyle tombul ki bacakları sanki tam kavuşmamış.



Soldaki adamın kasası boş. Yere dökülmüş, borç senedi olması muhtemel kağıtlar var. Sağdaki adamın kasası dolu. Soldaki adamın eli eyvahlar olsun dercesine başında. Sağdaki adam puro tuttuğu eliyle kurnazca gülümseyerek, gururla kasasını gösteriyor. Soldaki adamın dizinde, dirseğinde yaması; sağdaki adamın kırmızı bir gül kondurduğu yakası var. Ve kimbilir ilk bakışta fark edemediğim daha ne çok detay.

Bu resim, veresiyenin en revaçta olduğu yıllarda asılıydı işletmelerde. Veresiye teklif edeni reddetmekten (belki de reddedememekten) çekinen esnafın baştacıydı. Veresiye kaybolmaya yüz tutunca kaldırıldı. Bu arada, gözyaşlarımız dinmediği halde, geçmişte birçok evde asılı olan Bruno Amadio’nun Ağlayan Çocuk tablosu da kaldırıldı. Ama bu başka bir yazının konusu. Bu yazıya konu olan tablonun konusuna dönelim.

Şimdilerde birileri veresiyenin kredi kartı, leasing gibi yeni formlara büründüğünü iddia ediyor. Veresiyeyi sadece somut bir alışveriş biçimi olarak gören ve soyut yanını görmezden gelen bu düşünceye katılmıyorum. Veresiye bir dayanışmadır. Borcunuzu ödemediğinizde kredi kartınız kapatılır ama defteri kapatmanın tek yolu borcu ödemektir.

Kredi kartı gibi modern borçlanma biçimlerinde o parayı sizden söke söke alırlar. Olmadı evinize, iş yerinize icra gelir. Veresiye verense sadece güvenir. Borcunuzu ödememenizi göze alır. Kredi kartı borcunuz varsa maddi olarak zorlanırsınız. Veresiye defterinde borcunuz olması ise hem maddi hem de duygusal bir durumdur.

Evet veresiye devam ediyor. Ama AVM’lerde ve türevlerinde değil, bu ülkenin balta girmemiş mahallelerinde.

Sanırım Beşiktaş semtini biraz da bu yüzden seviyorum. Taşındığım hafta, bir ara sokakta bulduğum bakkal dükkanına, sırf özlediğim o eski kokuyu duyumsamak için dalmıştım. Ama dükkan bana fazlasını vermişti. Bir yaşlı teyze bir kaç öte beri almış ve bakkal bir şey söylemesine fırsat vermeden büyük ve eski bir defteri açıp tutarı yazıvermişti.

Biliyorum. Beşiktaş bu ülkede, ayakta kalmanın birbirine yaslanmaktan başka bir yolunu bilmeyen insanların yaşadığı yüzlerce mahalleden sadece biri. Esnafta, ahbaplık etmeden içi rahat etmeyen amcalardan yeter miktarda var. Abilik etmek, büyüklük yapmak tabirlerine cuk oturanlardan da.

Geçenlerde ekmek fırınındayım. Ellili yaşlarında bir kadın fırıncıyla sohbette. “Ruşeymli ekmek çıktı yeni. Sana ondan vereyim” dedi fırıncı. “Ne kadar ki?” diye sordu kadın. “İkibuçuk lira” dedi fırıncı. “Yanıma almamışım o kadar” dedi kadın. Birbuçuk lirasını gösterdi. Fırıncı ekmeği poşete koydu. Gülümsedi kadın. Teşekkür edip çıktı. Ne kadın rica etti. Ne fırıncı tek laf etti. Çünkü koşulsuz sevgi, koşulsuz yardımlaşma doğası gereği hep sessizdi.

Cumartesi pazarında da tanık oluyorum böyle anlara. Haftada bir gün bir araya gelseler de, mahalleli gibi davranıyor pazarcılarla halk birbirine. Yardımlaşmanın sesi pek yok yine. Ama neşesi var. En çok da akşam pazarlarında.

Bir kaç ay önce, banyonun musluğu arıza yaptığında, yeni bir musluk almak için nalbura gittik örneğin. Nalbur Amca ne yapıp etti, bizi musluk almaktan vazgeçirdi. “Aaaa arıza yaptı diye musluk mu değiştirilir evlat”, “Contası yıpranmıştır, ben size conta vereyim”, “Yok mu İngiliz anahtarı? Yok evlat alma, benimkini vereyim, kullanıp geri getirirsin”.

İşte asıl önemli olanı hiç unutmamış bir adam. İşte özümüz, tözümüz.

Aynı musluklarla biraz daha devam edebilirsek eğer, işte bizi bir gün yeniden ayağa kaldıracak olan.

Burnumuzun ucunda.

Nalburda.

  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
81.217 Değişim: -0,81% Hacim : 2.282 Mio.TL Son veri saati : 17:55
Düşük 81.217 03.07.2015 Yüksek 82.166
Açılış: 82.008
2,6890 Değişim: 0,18%
Düşük 2,6831 03.07.2015 Yüksek 2,6943
Açılış: 2,68425
2,9839 Değişim: 0,26%
Düşük 2,9746 03.07.2015 Yüksek 2,9946
Açılış: 2,9761
101,0430 Değişim: 0,39%
Düşük 100,5580 03.07.2015 Yüksek 101,2930
Açılış: 100,652
1,1096 Değişim: 0,13%
Düşük 1,1065 03.07.2015 Yüksek 1,1118
Açılış: 1,1082
  • PİYASALAR
  • ENDEKSLER
Sembol Son %

bigpara

Copyright © 2015 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.