Veresiye defterinden kredi kartına

26.01.2012

Veresiye defterinden kredi kartına

facebook.com/nilufergulata
twitter.com/nilufergulata
info@nilufergulata.com

Televizyonda, facebook’ta, Twitter’da 80’lerden, 90’lardan geçilmiyor. Radyo programlarında telefonla bağlanan insanlara, geçmişten kalan hangi objeleri sakladıkları soruluyor. Kimi büyük annesinin gaz lambasından söz ediyor, kimi dedesinden kalan ışıklı radyodan. Yoğun bir nostalji rüzgarı esiyor.

Açık söylemek gerekirse, ben dahil hepimize iyi geliyor. “Şimdi” ne kadar güçleşirse, geçmiş, demokratik bir şekilde hepimizin sahip olduğu o anılar yumağı, sıcak bir sığınağa dönüşüyor. Şimdinin ağırlaşması, geçmişi hafifletiyor.

İnternet’te bu nostalji yumağının peşinde bir kedi hevesiyle savrulurken, çocukluğumun tüm işletmelerinde asılı olan resme rastladım. Hani şu “veresiye satan – peşin satan” kıyaslaması yapan resme. Belki de ilk kez yakından baktım.

Fakirlikten bitap düşmüş adam ilginç bir şekilde solda duruyor. Zenginlikten semirmiş adam da haliyle sağda. Soldaki adam zayıf, solgun ve kırılgan. Sağdaki adam şişman, gürbüz ve hantal. Soldaki adamın kambur, mağrur bir duruşu var. Sağdaki adam arkasına yaslanmış ve bacak bacak üstüne atmış. Ama öyle tombul ki bacakları sanki tam kavuşmamış.



Soldaki adamın kasası boş. Yere dökülmüş, borç senedi olması muhtemel kağıtlar var. Sağdaki adamın kasası dolu. Soldaki adamın eli eyvahlar olsun dercesine başında. Sağdaki adam puro tuttuğu eliyle kurnazca gülümseyerek, gururla kasasını gösteriyor. Soldaki adamın dizinde, dirseğinde yaması; sağdaki adamın kırmızı bir gül kondurduğu yakası var. Ve kimbilir ilk bakışta fark edemediğim daha ne çok detay.

Bu resim, veresiyenin en revaçta olduğu yıllarda asılıydı işletmelerde. Veresiye teklif edeni reddetmekten (belki de reddedememekten) çekinen esnafın baştacıydı. Veresiye kaybolmaya yüz tutunca kaldırıldı. Bu arada, gözyaşlarımız dinmediği halde, geçmişte birçok evde asılı olan Bruno Amadio’nun Ağlayan Çocuk tablosu da kaldırıldı. Ama bu başka bir yazının konusu. Bu yazıya konu olan tablonun konusuna dönelim.

Şimdilerde birileri veresiyenin kredi kartı, leasing gibi yeni formlara büründüğünü iddia ediyor. Veresiyeyi sadece somut bir alışveriş biçimi olarak gören ve soyut yanını görmezden gelen bu düşünceye katılmıyorum. Veresiye bir dayanışmadır. Borcunuzu ödemediğinizde kredi kartınız kapatılır ama defteri kapatmanın tek yolu borcu ödemektir.

Kredi kartı gibi modern borçlanma biçimlerinde o parayı sizden söke söke alırlar. Olmadı evinize, iş yerinize icra gelir. Veresiye verense sadece güvenir. Borcunuzu ödememenizi göze alır. Kredi kartı borcunuz varsa maddi olarak zorlanırsınız. Veresiye defterinde borcunuz olması ise hem maddi hem de duygusal bir durumdur.

Evet veresiye devam ediyor. Ama AVM’lerde ve türevlerinde değil, bu ülkenin balta girmemiş mahallelerinde.

Sanırım Beşiktaş semtini biraz da bu yüzden seviyorum. Taşındığım hafta, bir ara sokakta bulduğum bakkal dükkanına, sırf özlediğim o eski kokuyu duyumsamak için dalmıştım. Ama dükkan bana fazlasını vermişti. Bir yaşlı teyze bir kaç öte beri almış ve bakkal bir şey söylemesine fırsat vermeden büyük ve eski bir defteri açıp tutarı yazıvermişti.

Biliyorum. Beşiktaş bu ülkede, ayakta kalmanın birbirine yaslanmaktan başka bir yolunu bilmeyen insanların yaşadığı yüzlerce mahalleden sadece biri. Esnafta, ahbaplık etmeden içi rahat etmeyen amcalardan yeter miktarda var. Abilik etmek, büyüklük yapmak tabirlerine cuk oturanlardan da.

Geçenlerde ekmek fırınındayım. Ellili yaşlarında bir kadın fırıncıyla sohbette. “Ruşeymli ekmek çıktı yeni. Sana ondan vereyim” dedi fırıncı. “Ne kadar ki?” diye sordu kadın. “İkibuçuk lira” dedi fırıncı. “Yanıma almamışım o kadar” dedi kadın. Birbuçuk lirasını gösterdi. Fırıncı ekmeği poşete koydu. Gülümsedi kadın. Teşekkür edip çıktı. Ne kadın rica etti. Ne fırıncı tek laf etti. Çünkü koşulsuz sevgi, koşulsuz yardımlaşma doğası gereği hep sessizdi.

Cumartesi pazarında da tanık oluyorum böyle anlara. Haftada bir gün bir araya gelseler de, mahalleli gibi davranıyor pazarcılarla halk birbirine. Yardımlaşmanın sesi pek yok yine. Ama neşesi var. En çok da akşam pazarlarında.

Bir kaç ay önce, banyonun musluğu arıza yaptığında, yeni bir musluk almak için nalbura gittik örneğin. Nalbur Amca ne yapıp etti, bizi musluk almaktan vazgeçirdi. “Aaaa arıza yaptı diye musluk mu değiştirilir evlat”, “Contası yıpranmıştır, ben size conta vereyim”, “Yok mu İngiliz anahtarı? Yok evlat alma, benimkini vereyim, kullanıp geri getirirsin”.

İşte asıl önemli olanı hiç unutmamış bir adam. İşte özümüz, tözümüz.

Aynı musluklarla biraz daha devam edebilirsek eğer, işte bizi bir gün yeniden ayağa kaldıracak olan.

Burnumuzun ucunda.

Nalburda.

Başlık: Yorumunuzda Görülecek İsim:
0
  • Oyla 1 2
    Misafir
    09:30 / 02.02.2012

    avrupalılara soruyorlar türkiyenin ekonomik durumunu. burdan bakınca ekonomik verilere göre sizin çok kötü durumda olmanız gerekiyor ,batmanız gerekiyor diyorlar.ama durum hiçte öyle değil tarihimizin en ağır krizlerinde bile avrupanın düştüğü sosyal durumlara düşmedik çünkü bizdeki sosyal yardımlaşma ve anlattığınız bakkal fırıncı hikayesi bunu engelliyor.iş te bu yüzden türkiyede kriz çok hissedilmiyor.

  • Oyla 2 4
    Misafir
    07:58 / 31.01.2012

    Nilüfer hanım başka bir yerde daha yazmalısınız. Hani şu reytingi yüksek olan bir yerlerde yazmalısınız. Çok beğeniyorum yazdıklarınızı.

  • Oyla 2 3
    Misafir
    19:05 / 29.01.2012

    Doğru her zaman doğrudur.Tarih tekerrürden ibarettir sözleri boşuna söylenmemiştir.Günümüzün vahşi kapitalizmi insanlığa dair her şeyi para ve türevleriyle siliyor.Sonumuz hatır ola dayanabilirsek...

  • Oyla 2 3
    Misafir
    17:31 / 29.01.2012

    tebrikler..sizi zevkle okuyorum.çok güzelsiniz.her zaman oldugu gibi ne deseniz haklsınız.

  • Oyla 3 5
    eyupyldrm bigpara.com kullanıcısı
    11:15 / 27.01.2012

    ''Koşulsuz sevgi, koşulsuz yardımlaşma doğası gereği hep sessizdi.'' Sizler en azında bunları yaşadınız ya biz new genaration olarak ne yapmalıyız. ? İtibar ile iş gören ,güvenmek nedir onu anlayan veya yaşayan insanlara hasret kalan bizler ...? Veresiye vardı insanlarda para yoktu ama mutluydular.Ne zaman veresiye gitti..Sanki o mutluluk ,o heyecan , o itibar uçup gidiverdi..Ufak bir fark vardı...Bütün bu iyi huyların yerini kredi kartı aldı.İnsan önceden İnsana güvenerek iş yapardı.Şimdi İnsan kredi kartına güvenerek iş yapıyor.Sen düşün artık ...

  • Oyla 2 4
    Misafir
    16:25 / 26.01.2012

    BİZ HALA O DEDİĞİN ARKA MAHALLE ESNAFI SINIFINDAYIZ NİLÜFER HANIM AMA TADI YOK NE BAKKALLARDA O ESKİ BAKKAL KOKUSU VAR NE DE İNSANLARDA ESKİ GURUR ASLINDA ARKA MAHALLESİ DE MERKEZ CADDESİ DE AVM TARZINA DÖNMELİ .... ÇÜNKÜ USANDIK BIKTIK İNSANLARDAN PARA İSTEMEKTEN ...... TELEFON ETMEKTEN HANIMI İLE YADA AKRABASI İLE MUHATAP OLMAKTAN. HİÇMİ KALMADI DERSENİZ? VAR !! İLLAKİ DE BİZİ BULMUYOR KANIMCA :D

  • Oyla 6 5
    Misafir
    15:43 / 26.01.2012

    Nilüfer hanım. borc almak ve o borcu ödemek bir kültür meselesidir. kendimize soralım toplumumuz borcunu düzenli ödeme kültürüne sahipmi yoksa bu kültürü kaybettimi? Tabiki değişmeyen tek şey değişim olduğu gibi bu kültürümüzde değişti. nitekim kredi katı bile olsa insanlar toplam borcun yerine asgari ödeme yolunu seçiyorlar. Güzel bir tespitim var resimdeki veresiye veren esnafın düştüğü duruma artık borc alan düşmüştür. bu ne demektir her işin altın da bir muhasebe ve hesap yatmaktadır. hesabını bilmeyen satıcı hesabını bilmeyen müşteri şeklini almıştır. saygılarımla

  • Oyla 7 4
    Misafir
    11:23 / 26.01.2012

    Alışveriş sistemi ile birlikte insanların kişilik yapıları ve hayata bakışlarıda değişiyor güzel söylüyor ve yazıyorsunuz ama insanlar değiştiği için yakında ne o bakkal ne o nalbur kalacak çünkü gerçekten zor durumdalar bir esnaf olarak yazıyorum bunları veresiye verdiğinde insanların içindeki o eski duygusal bağların zayıflığından paralar geri gelmiyor zaten işlerde düşmüş birde verdiğin veresiye gelmiyor işte o resim karesi sana gerçeği hatırlatıyor... saygılarımla

  • Oyla 4 4
    Misafir
    10:15 / 26.01.2012

    insanlar arasında dayanaışmanın güzel örneklerini veren Nilüfer hanıma teşekkür ederiz

  • Oyla 4 3
    Misafir
    09:55 / 26.01.2012

    ne kadar güzel bir kalem tebrikler edebiyatınız belliki çok güçlü

CANLI BORSA
BIST DOLAR EURO ALTIN
73.170 Değişim : 0,00% Hacim : 2.195 Mio.TL Son veri saati : 17:57
Düşük 73.170 22.04.2014 Yüksek 73.170
Açılış: 73.170
XU100 Günlük Grafik
2,1505 Değişim : 0,48%
Düşük 2,1435 24.04.2014 Yüksek 2,1517
Açılış: 2,1435
Dolar 3 Aylık Grafik
2,9765 Değişim : 0,82%
Düşük 2,9655 24.04.2014 Yüksek 2,9768
Açılış: 2,9655
Euro 3 Aylık Grafik
88,9690 Değişim : 0,60%
Düşük 88,67 24.04.2014 Yüksek 89,16
Açılış: 88,67
Altın 3 Aylık Grafik

bigpara

Copyright © 2014 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

382 2 24.04.2014 08:48:21

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Hisse senedi verileri 15 dakika, Tahvil-Bono-Repo özet verileri 15 dakika gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.

Uyarı Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi giriniz !
Piyasa Bandını Kişiselleştirin
Görüş ve Önerileriniz Bu alan site ile ilgili görüşler içindir. Hisse ve piyasalarla ilgili görüş ve sorularınızı ilgili yorum bölümlerinden iletebilirsiniz.
X