Aracı Kurumlar Ne Kadar Güvenli?

03.12.2000 - 00:00

SPK Başkanlığı’na Zekeriya Temizel’in maliye kökenli arkadaşı Doğan Cansızlar’ın getirilmesi ‘acaba sermaye piyasalarında da mı bir operasyon başlayacak?’ sorusunu gündeme getirdi. Şimdi herkes sessizce bu sorunun cevabını bekliyor.


Türkiye’de hatırı sayılır bir kesim paralarını kurumlara olan güvenlerinin sonucu kaybetti. Burada kumar oynayarak parasını kaybedenlerden sözetmiyoruz. Sözkonusu kesim, Türkiye Cumhuriyeti’nin bankasına para yatırıp, bir sabah kalktığında 5 kuruş parası olmayanlar. İmpexbank, Marbank v.b’leri gibi. Ya da işlem yaptığı aracı kurumun batmasıyla hisseleriyle birlikte paraları da uçanlar... Bakınız İmpexbank... Her ne kadar bankalardaki mevduata tam güvence uygulaması nedeniyle, mudilerin parasını kaybettme riski artık bulunmasa da, aracı kurumlar tehlike yaratmayı sürdürüyor. Son günlerde mali sektörde büyük bir temizlik operasyonu başlatıldı. Önce bazı bankalar fona devredildi. Arkasından aile fotoğrafları birer birer dağılmaya başladı. Hatta bu ailenin büyük bir bölümü Türkiye’nin muhtelif yerlerindeki mapushanelere götürüldüler. Evet bazı kesimler beğense de beğenmese de mali sektördeki temizlik operasyonu büyük bir heyecanla karşılandı. Operasyonun başında ise hepinizin bildiği gibi maliye kökenli Zekeriya Temizel bulunuyor.


Zekeriya Temizel’in başarılı çalışmaları akla maliye kökenli isimleri getirdi. Temizel’in maliye kökenli arkadaşı Doğan Cansızlar’ın Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’na getirilmesi, zamanlama açısından ilginç karşılandı. Hemen ardından, “Acaba Cansızlar Temizel’den feyz alarak sermaye piyasalarında bir operasyon başlatacak mı?” sorusu kulislerde çalkalanmaya başladı. SPK’nın çiçeği burnunda başkanı yaptığı ilk açıklamalarda altı yıllık görevi süresince şeffaflığı temel ilke olarak alacağını ve yatırımcı için güvenli bir ortam sağlayacağını söyledi. Cansızlar, “Daha önceden de olduğu gibi bundan sonra da tasarruf sahiplerinin yatırımlarının çok daha güvenli bir ortamda değerlendirilmesi için gerekli her türlü çaba gösterilecektir. Bu konuda gerekli bütün denetimleri de yapacağız. Aynı şekilde şeffaflık da en temel ilkemiz olacak. SPK olarak şeffaf, dikkatli ve titiz bir çalışma içinde bulunacağız” diyor.


Peki nedir bu SPK? Şimdi bu soru oldu mu diyeceksiniz. Ama Türkiye’de sermaye piyasalarının genç bir olgu olduğunu düşünürseniz bu sorunun çok mantıksız olmadığını anlarsınız. Sermaye Piyasası Kurulu Türkiye’deki sermaye piyasalarını düzenleyen yegane kurumlardan bir tanesi. Borsaya kote olmak isteyen şirketlerin katılımlarının kabul edilmesinden tutun da, borsada işlem gören şirketlerin bilançolarının kontrolüne, aracı kurumların yaptıkları işlemlere kadar denetleyen ve düzenleyen bir kurum SPK. SPK başkanının görev süresi altı yıldan oluşuyor. Başkan hükümet tarafından atanıyor. SPK’nın eski başkanı Muhsin Mengütürk’ün görev süresinin dolmasının ardından üç hafta gibi bir süre bu önemli koltuğun boş kalması ‘hükümet ortakları arasında rant kavgası mı var?’ sorusunu gündeme taşıdı. Hatta Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’ın kuzeni ve Global Menkul Değerler’in patronu Mehmet Kutman’ın kendi çıkarları doğrultusunda bir başkanın seçilmesi yönünde hükümete baskı yaptığı da konuşuldu. SPK’nın görevleri arasında yeşil sermaye ile mücadele, kara paranın takibi, sermayenin akışının incelenmesi gibi Türkiye için stratejik önem taşıyan konular bulunuyor. Kamuouyunda ‘yeşil sermaye’ olarak adlandırılan ve faaliyetlerini halktan para toplayarak yürüten şirketler de ‘halka açık’ şirket kavramı içinde değerlendirildiğinden SPK’nın denetimine giriyor. Yani kısaca SPK Türkiye’de yatırımcıların parasının jandarması durumunda.


Sermaye piyasaları Cansızlar’ı büyük bir dikkatle izliyor. En küçük yatırımcısından tutun aracı kurumların yönetim kurulu başkanlarına kadar sermaye piyasalarıyla ilgilenen bir çok kesim Cansızlar’dan çok şey bekliyor. Biz de yeni başkana önümüzdeki günlerdeki projelerinin neler olduğunu sorduk. Ama ne yazık ki kendisi işlerinin yoğunluğu sebebiyle cevap veremiyeceğini, ancak 3 ay sonra bu konularda ayrıntılı açıklama yapabileceğini söyledi. Aslında biz de başkanın şu an hangi konularla ilgilendiğini çok merak ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Hürriyet Gazetesi yazarlarından Cüneyt Ülsever köşesinde konuyla ilgili görüşlerini bildirdi. Ülsever yazısında ‘yeni yönetimine kavuşmuş kurulun önünde sıfırdan başlama şansı olduğunu’ belirterek, borsayı doğru dürüst işletmediğimiz ve kendimize benzettiğimiz için gelişmekte olan piyasalara sağlanan fondan hakkımız olan payın sadece yüzde 10’unu alabildiğimizi vurguluyor. Ülsever bunun sebebini de Türkiye’de hisse senedi işlemlerinin spot olarak ve tamamen üç beş manipülatörün yönlendirmesine göre yapılmasına bağlıyor. Ayrıca Cüneyt Ülsever’in iddiasına göre SPK’da bu duruma göz yumuyor. Ülsever’in SPK’yı da suçlayan yazısının bir bölümü şöyle:


“Aynen bankalarda olduğu gibi, borsayı denetlemek durumunda olan SPK yetkilileri, bankacılıktaki murakıplar heyeti benzeri, bazı aracı kurumlarla ahbap çavuş ilişkisindeler. Borsada işlem gören bazı işletmelerin dandiklerini ise görmezden geliyorlar”. Aslında bir çok borsacı da SPK’dan bir operasyon bekliyor. Piyasadaki söylentilere göre SPK’nın yapacağı bu operasyon özellikle spekülatif işlemler yapan aracı kurumlar üzerinde olacak. Hatta SPK’nın şimdiden işlem hacminde sert inişler ve çıkışlar yapan aracı kurumları göz hapsine alındığı yönünde dedikodular dahi çıktı. Bu arada gerçek olan bir nokta daha var ki, o da küçük aracı kurumlar topu büyüklere, büyük aracı kurumlarsa küçüklere atmaya çalışıyor. Çünkü konuştuğumuz işlem hacmi itibariyle küçük olarak nitelendirilecek aracı kurum yöneticileri, büyük miktarda işlem yapan aracı kurumların yaptığı işlemlerin incelemeye alınması gerektiğini düşünüyor. Sektörde hatırı sayılır bir paya sahip aracı kurum yöneticileriyse, düşük işlem hacimli kurumların spekülatif işlemlere yönelerek sektörde var olma mücadelesi verdi ve kurallara tam uymadığını düşünüyor.


SPK’DAN BEKLENTİLER;

Aracı kurumların SPK’dan ilk beklentisi sermaye piyasalarının kurumsallaşması yönünde. Bunun gerçekleşmesi için de yapılması gereken ilk iş özel emeklilik fonlarının bir an evvel hayata geçirilmesi. Tabi özel emeklilik fonlarının hayata geçirilmesiyle sermaye piyasaları kurulu kurumsallaşmış olmuyor. Önemli olan bu fonların devamının getirilmesi. Bunun içinde gerekli vergi düzenlemelerinin halledilmesi gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde bankaların Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na devredilmesiyle birlikte bu fonun işlerliği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Ama ne yazık ki sermaye piyasaları böyle bir fona sahip değil. Yatırımcıların korunması için sermaye piyasalarının da böyle bir fona ihtiyacı var. SPK’nın yeni başkanının ve görev arkadaşlarının üzerinde durmaları gereken bir konuda bu fon. Böylece borsa yatırımcısı da güvence altına alınmış olacak.


Aracı kurumların SPK’dan diğer beklentileri ise şöyle sıralanıyor: Hisse senedi alım satım komisyonlarının serbest bırakılması. Aracı kurumlar arasındaki haksız rekabetin önlenmesi. Sermaye piyasaları mevzuatıyla mali piyasaların mevzuatı arasında uyumun sağlanması. Çünkü bir banka fona devredildiğinde sahibi olduğu aracı kurumun durumu konusunda açık noktalar kalıyor. Eğer banka aracı kurumun yüzde 51’inden fazla hissesine sahipse aracı kurumda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devrediliyor. Ama bu oran yüzde 51’den azsa işler iyice arap saçına dönüyor. Ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu’nun piyasalarla daha yakın bir ilişki içerisinde olması bekleniyor. Bu arada son günlerde bütün mali sektörün bir çatı altında toplanması ve sermaye piyasalarının da bu merkezden yönetilmesi gerektiğini düşünenler var. Aracı kurumların yöneticileri buna gerek olmadığını savunuyorlar. Ve kendilerinin SPK tarafından çok seri bir şekilde denetlendiklerini belirtiyorlar.


ARACI KURUMLARIN SPK`DAN BEKLENTİLERİ;

• Özel emeklilik fonlarının biran evvel çıkarılması
• Yatırımcı haklarının korunmasına yönelik çalışmaların yapılması. Mali sektörde olduğu gibi bir fonun kurulması.
• Komisyon oranlarının serbest bırakılması
• Aracı kurumlar arasındaki haksız rekabet önlenmesi
• Mali sektör ile sermaye piyasaları arasındaki mevzuat ayrılıkları giderilmesi


ARACI KURUM SEÇERKEN DİKKAT!

- 315 22 22 Alo Takas hattından hisselerinizin durumunu öğreneceğinizi unutmayın
- Kurumun sermaye yapısını inceleyin
- Kurum yöneticilerinin adlarının spekülasyona karışmamış olmasına özen gösterin
- İmzaladığınız sözleşmede, ‘müşteri isteği dışında işlem yapılamaz’ ibaresinin yer almasına dikkat edin
- Sözleşmenin SPK tarafından belirlenen standartlara uygun olmasında fayda var
- Çalıştığınız kurumun spekülatörlerin tercih ettiği aracı kurum olup olmadığını inceleyin


YASADIŞI İŞLER OLABİLİYOR;

Mali sektörün bir çatı altında toplanmasının doğru bir davranış olduğunu düşünen Aracı Kurumlar Derneği Başkanı Bedii Ensari, sermaye piyasalarının da bu kuruma girmesinin söz konusu olmadığını kaydetti. “Her türlü sektörde olduğu gibi bizim sektörde de yasadışı işler olabiliyor” diyen Ensari, “Böyle bir suç işlenirse yargı ne gerekiyorsa yapmalı. Sermaye piyasaları dört bölümden oluşuyor. Halka açık şirketler, yatırımcılar, aracılık yapan aracı kurumlar. Bunlar sermaye piyasalarının enstrümanları. Para piyasaları ayrı bir daldır. Aracı kurumların böyle bir operasyona ihtiyacı yok. Türkiye’deki en sağlıklı kurumlardan bir tanesi de aracı kurumlardır” diyor. SPK’nın son birkaç yıldır denetimlerini çok sıkı tuttuğunu söyleyen Ensari, aracı kurumların müşteriler hesaplarının zaten Takasbank’ta saklandığını kaydetti. “Türkiye’de otuza yakın aracı kurum battı, bu batan aracı kurumların devlete zararı 25 milyon dolarken, fona devredilen 10 bankanın zararı 25 milyar dolar” diyen Ensari, İşe bir de bu yönden bakmak gerektiğini söylüyor. Ensari, aracı kurumlarla iş yapan yatırımcıların çok memnun olduğunu ve kendisinin de bütün aracı kurumların dürüst olduğuna inandığını sözlerine ekliyor.


Aracı Kurumlar Derneği Başkanı
Bedii Ensari

DOĞAN CANSIZLAR KİMDİR?

1954 yılında Ankara’da doğan Doğan Cansızlar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü mezunu. Cansızlar 1978 yılında Maliye teftiş Kurulu’na girdi. 1985 ve 1986 yılları arasında finansal kiralama konusunda İngiltere’de staj gördü. 1987-89 döneminde Amerika Birleşik Devletleri’nde ekonomi alanında mastır yaptı. Arkasından İstanbul Üniversitesi’nde doktora çalışmalarını tamamladı. Doğan Cansızlar, sırasıyla SSK Genel Müdür Yardımcılığı ve Milli Emlak Müdürlüğü görevlerinde bulundu. ODTÜ ve Gazi Üniversitesi’nde part-time öğretim üyeliğini SPK Başkanı seçilmesine kadar sürdürüyordu. Almanca ve İngilizce bilen yeni SPK Başkanı Doğan Cansızlar finansal kiralama, bütçe sistemleri, kamu harcamaları gibi konularda çalışmalar yaptı.


CANSIZLAR`I BEKLEYİN;

Sermaye Piyasası Kurulu’nun başına 6 yıllığına geçen Doğan Cansızlar’ı çözülmesi gereken pek çok dosya bekliyor:

• Eski başkan Muhsin Mengütürk’ün döneminin sonlarına doğru örtülü kazanç yoluyla yatırımcıların mağduriyetine yol açtığı gerekçesiyle ÇEAŞ ve Kepez Elektrik yöneticileri hakkındaki suç duyurusunda bulunuldu. Hemen ardından Uzan Grubu’da ilan savaşına girişti.
• Bir başka cephede de Kombassan’ın halktan para toplayamayacağını açıklayarak holding yöneticileri hakında suç duyurusunda bulunan SPK, yine aynı şekilde Jet - Pa ile ilgili suç duyurusunda bulunmuştu.
• SPK, ayrıca din kisvesi altında ve kayıt dışı para toplayanlara karşı, manipülasyon ve insider trading gibi usulsüzlüklerle mücadelede önemli mesafe katetti. Ancak, davalar yıllarca sürebiliyor.
• SPK, manipülasyon yaptıkları gerekçesiyle 200’e yakın kişi hakkında soruşturma başlattı ve işlem yasağı koydurdu. Bugüne kadar yaklaşık 500 olayda, aralarında ünlü isimlerin yer aldığı binlerce kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.
• Aracı kuruluşlar birliğinin faaliyete geçmesi, vadeli işlem ve opsiyon borsalarının kuruluş ve çalışmaları aracılık faaliyetleri ve aracı kuruluşların faaliyetlerine ilişkin esaslar, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi anonim ortaklıkların temettü ve temettü avantası dağıtımında uyulacak esaslar ile aynı ortaklıkların genel kurullarında birikimli oy kullanımına ilişkin esaslar, yatırım danışmanlığı faaliyetine ve bu faaliyette bulunacak kurumlara ilişkin esaslar.


SPK MEVZUATINDA YETERSİZLİKLER VAR;

SPK’nın mevzuatında tabi ki yetersizlikler gördüklerini belirten Gedik Yatırım Genel Müdürü Erhan Topaç, SPK’nın her şeyden önce emeklilik fonlarına önem vermesi gerektiğini düşünüyor. Topaç, “Emeklilik fonları bir an önce yeterli vergi teşviki ile çıkmalı. Ayrıca yatırımcının haklarını korumak için bir fon kurulması gerekiyor. Üçüncü olarak da vadeli piyasaların bir an evvel devreye girmesi lazım” diyor. Kurulması düşünülen Mali Sektör Denetleme Kurulu’na sermaye piyasalarının katılmasına gerek olmadığını savunan Erhan Topaç, yurtdışında da böyle bir şeyin olmadığını, aracı kurumların zaten yeterli sermayeye sahip olduklarını söylüyor. Topaç konuyla ilgili olarak sözlerine şöyle devam ediyor: Biz aracı kurumlar olarakher yılsermayelerimizi düzenli olarak artırıyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu aracı kurumları çok seri bir şekilde denetliyor. Bence Türkiye’deki en şeffaf kurumlardan bir tanesi de SPK.


Gedik Yatırım Genel Müdürü
Erhan Topaç

Kurulda kimler yok ki...

“Daha önceden de olduğu gibi bundan sonra da tasarruf sahiplerinin yatırımlarının çok daha güvenli bir ortamda değerlendirilmesi için gerekli her türlü çaba gösterilecektir. Bu konuda gerekli bütün denetimleri de yapacağız. Aynı şekilde şeffaflık da en temel ilkemiz olacak. SPK olarak şeffaf, dikkatli ve titiz bir çalışma içinde bulunacağız” diyen Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Cansızlar’ın çalışma arkadaşları ise şöyle sıralanıyor: Fatma Kutlay (Devlet Bakanlığı) Erdal Batmaz (Maliye Bakanlığı) Hüseyin Erdem (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) Nizamettin Temel (Bakacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) Prof. Dr. Halil Sarıaslan (TOBB) Sezai Akın (Bankalar Birliği)


‘Yapılması gereken
çok proje var’

D emir Yatırım Genel Müdürü Atilla Köksal’a göre Türkiye’deki sermaye piyasalarının en büyük eksikliği kurumsal yatırımcının yetersiz olması. Aracı kurum yöneticisi olarak kendilerinin SPK’dan beklentilerinin başındapiyasa ile yakın çalışarak piyasa gerçekleri doğrultusunda kararlar alması olduğunu vurgulayan Köksal, “SPK’nın çalışmaları şu ana kadar çok başarılıydı. Ben hatalı bir çalışmalarını görmüyorum. Zaten SPK hakkında şu konuda hata yaptı demek bize düşmez” diyor. Sermaye piyasalarının şu anki yapısında devam etmesi gerektiğini söyleyen Köksal, SPK’nın görevini zaten yaptığını düşünüyor. Önümüzdeki yılların sermaye piyasaları açısından çok önemli yıllar olduğunu söyleyen Köksal,
“Yapılması gereken çok proje var. Özel emeklilik fonlarının bir an evvel yürürlüğe girmesi gerekiyor” diyor. Demir Yatırım Genel Müdürü Atilla Köksal, ‘Sektörde bir operasyon bekliyor musunuz?’ sorumuza ise şöyle yanıt veriyor: Geçmişte aracı kurumlar üzerine çok operasyonlar gerçekleştirildi. Şu an sektörde böyle bir operasyon beklemiyoruz. SPK bütün aracı kurumları zaten yakın bir takibe almış durumda.
Demir Yatırım Genel Müdürü
Atilla Köksal


‘Kurallara uymayan cezalandırılır’

Türkiye’nin genç bir sermaye piyasasına sahip olduğunu söyleyen EVG Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Yaramancı, SPK’nın piyasalara yön vermek ve istikrar sağlamak için önlemler aldığını, ama hala bekleyen bazı kararlar olduğunu düşünüyor. SPK’nın bir an evvel hisse senedi alım-satım komisyon oranlarını serbest bırakması gerektiğini belirten Yaramancı, ayrıca tasarrufçunun parasının güvenceye alınması gerektiğini söylüyor. ‘Sermaye piyasalarının bankalar operasyonu gibi bir operasyona ihtiyacı var’ şeklinde genelleme yapmanın yanlış olabileceğini düşünen Yaramancı, ancak geçerli kurallara uymayan aracı kurumlara gerekli her türlü yaptırımın uygulanması gerektiğini savunuyor. Sermaye piyasalarının sürekli denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Yaramancı,
“Zaman zaman aracı kurumların zorluk içine düştüğünü görüyoruz. Olayların boyutu büyümeden gerekli işlemler yapılmalı” diyor. Tezcan Yaramancı’ya göre SPK’nın öncelikle çözümlemesi gereken sorunlar ise şöyle sıralanıyor: Sermaye piyasaları mevzuatı belirli bir alanda üst üste çakışabiliyor. Yani bir bankanın aynı zamanda aracı kurumu da olabiliyor. Dolayısıyla mevzuat her tarafa uyumu aynı anda sağlanmalı. Aracı kurumlardaki haksız rekabet önlenmeli. Bu sebeple finans sektörüne eşit kuralların uygulanması gerekiyor.

EVG Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı
Tezcan Yaramancı. (TREND)

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
75.929 Değişim: -0,13% Hacim : 3.682 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 75.117 08.12.2016 Yüksek 76.459
Açılış: 76.265
3,4547 Değişim: 1,92%
Düşük 3,3407 08.12.2016 Yüksek 3,4974
Açılış: 3,3897
3,6691 Değişim: 0,56%
Düşük 3,6095 08.12.2016 Yüksek 3,7318
Açılış: 3,6487
130,04 Değişim: 1,72%
Düşük 126,22 08.12.2016 Yüksek 131,60
Açılış: 127,84
1,0614 Değişim: -1,38%
Düşük 1,0612 08.12.2016 Yüksek 1,0873
Açılış: 1,07628

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.