Artık Talep Yatırım Bankalarına

03.12.2000 - 00:00

Bankacılıkta Sisli hava Dağılır dağılmaz, Türk ticari bankaları da yatırım bankacılığına yönelecek. Çünkü, dünyadaki trend bu..


Polisiye romanlara dönen operasyonlardan başımızı kaldırıp dünyaya baktığımızda. Karşımıza çıkan eğilim şu: Ticari bankalar, yatırım bankalarını satın alıyor. Örnek mi? Dünyanın sayılı ticari bankalarından olan Deutsche Bank üç yatırım bankasını satın aldı. Bunlar, Morgan Grenfell, Bankers Trust ve Alex Brown . Veya bir dev ticari banka olan Citibank’ın da, Salomon Smith Barney’in yanı sıra Schroders ve Nikko’nun yeni sahibi oldu. Peki dünyanındört bir tarafına yayılmış , birinin aktif büyüklüğü dahi Türk ticaret bankacılık sisteminin aktifinden büyük olan ticari bankalar yatırım bankacılığına yönlendiler? Deutsche Bank Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Mete Başol ile bu konuları görüştük. Başol’a göre yatırım bankacılığına olan talebin nedeni, daralan marjlardan kaynaklanan rekabet.. Bu artık sebepleri herkesçe bilinen gelişmeler sonucu, gerçek bankacılık işlemlerine dönen Türk bankalarının da genel durumunu yansıtıyor. Artık Türkiye’de de rekabet kuralları işleyecek.


Yeni trendin iki taraflı bir isteğin sonucu ortaya çıktığını söylüyor Mete Başol ve ekliyor; “Müşteri ihtiyaçları ciddi şekilde sofistike olmaya başladı. Bu yüzden müşterilerin tüm problemlerini çözdüğü ürünlere ihtiyacı var. Bunu, tek başına yatırım bankaları , ne de ticaribankalar yapabiliyor. Örneğin tahvil ihraç ettiğimiz müşteri aynı zamanda kredi ürünlerinin sağlanmasını istiyor. Yatırım bankası da bunu karşılayamıyor. Bu gelişme sonucu yatırım bankasında müşterisinin ihtiyacını karşılamak için böyle bir istek oluşuyor. Ticari bankalar da müşteriler yatırım bankacılığı ürünlerindenyararlanmak istediği için aynı isteği duyuyor. Ticari bankalar ürün yelpazesini finansal sektörün tüm hizmetlerini kapsayacak şekilde geliştirmeye çalışıyor. Yani müşteri istekleri doğrultusunda bu yeni trend yaşanıyor” diyor.


ÇÖZÜM ÜRETİCİ BANKACILIK;

Bu yeni eğilimde bir de bankaların ölçek ekonomileri etkili. Yani tüm finansal enstrümanlara sahip olması gerektiği maliyet avantajları. Başol, gerek yatırım bankalarının, gerekse ticari bankaların aynı çatı altında birleşmenin problem çözümünde konsantre yaklaşımı beraberinde gerektiğini kaydediyor. Dolaysı ile , tek bir kurumla, bir çok sorunu çözmek mümkün oluyor. Böylece müşterilere çok daha derin ve çözüm üretici bankacılık yapabiliyor, satın alma yoluyla büyüyen bankalar , büyük bilanço ve fonlara sahip olabiliyor. “Büyüyen bankaların büyük bilançoları oluyor. Böylece fonlar daha etkin ve ciddi kullanabiliyor” diyor. Bu eğilimin Türkiye’de yansıması nasıl olur sorununa ise Başol, istikrar programınınbaşarısına bağlıyor. Çünkü, enflasyon düşerse şimdi kamunun yaptığı tahvil ve bono ihraçlarını, özel kesim de yapmaya başlayacak. Böylece bankalar da , yatırım bankacılığı yapan bölümlerine ağırlık verecekler. Başol, “Ya da çeşitli konsolidasyonlar yaşanacak. Önümüzdeki kısa dönemde , aracı kurumlar arası birleşmeler yaşanacak, ardından bu sektörün bankacılık sektörü ile yan yana geleceği bir trend görülüyor” diye konuşuyor. Başol, istikrar programının sağlıklı işlemesi halinde , özellikle Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi yabancı bankalarınpayını arttırmasının doğal olduğunu düşünüyor. Bu durum, Türk bankaları için neler getirip neler götürecek? Türk Bankacılık sistemine, yabancı bankaların ilgi gösterdiklerini de gördüklerini söyleyen Başol, “Bir takım bankaların gerek fondaki bankalarla, gerekse diğer bankalarla ilgilendiklerini duyuyoruz” diyor.


Başol’a göre yabancıların yoğun bir şekilde ülkeye gelmesi halinde üzerinde durulması gereken en önemli alan teknoloji.Başol teknoloji alanında görüşlerini şöyle özetliyor; “Türkiye’deki bankalar da, geçtiğimiz dönemlerde elde ettikleri karlılığın desteği ile önemli ölçüde teknolojiye yatırım yaptılar ve dünya standartlarına ulaştılar.Ancak, Türkiye’deki bankacılık sistemine girmesi beklenen yabancı bankaların sunacağı teknoloji ile rekabet edebilmeleri için, bu alanda ciddi yatırım ve geliştirmeye gitmeleri gerekiyor. Burada sorun olabilecek nokta ; bankaların bu yatırıma kaynak sağlayacak karlılık derecelerin aynı seviyelerde olup olmayacağıdır. Yabancı bankalar teknolojiye global anlamda yatırım yapıyor ve yayıldıkları ülkeye adapte ediyor. Bundan dolayı yabancı bankaların Türkiye’ye adapte edecekleri teknoloji de Türk bankalarına bir maliyet avantajı sağlayacak.” (PARA)

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
73.600 Değişim: 0,28% Hacim : 3.287 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 73.014 05.12.2016 Yüksek 74.170
Açılış: 73.069
3,5371 Değişim: 0,60%
Düşük 3,5150 05.12.2016 Yüksek 3,5621
Açılış: 3,5158
3,7932 Değişim: 1,08%
Düşük 3,7121 05.12.2016 Yüksek 3,8084
Açılış: 3,7526
132,63 Değişim: -0,17%
Düşük 131,76 05.12.2016 Yüksek 135,61
Açılış: 132,85
1,0722 Değişim: 0,55%
Düşük 1,0506 05.12.2016 Yüksek 1,0741
Açılış: 1,06633

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.