Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Sayıştay Ve Anayasa Mahkemesi Başkanlığı Bütçelerinin Görüşmelerine Başlandı

12.12.2000 - 00:00


-Cumhurbaşkanlığı, Tbmm, Sayıştay Ve Anayasa Mahkemesi Başkanlığı`Nın Bütçelerinin Görüşmelerine Başlandı -Fp`Li Bekaroğlu: -1980`De Direnen Ecevit`İn, 18 Nisan Seçimlerinden Sonraki Yemin Töreninde (Burası Devletin En Yüce Organıdır) Demesi Ve Milletvekillerinin Bunu Sineye Çekmesiyle De Facto Durumu Yaratılmıştır -Fp`Li Zengin:Türkiye`De Bürokratik Cumhuriyet Dönemine Geçilmiştir


ANKARA (A.A) - 12.12.2000 - Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay Başkanlığı bütçelerinin görüşmelerine başlandı. Ali Ilıksoy başkanlığında saat 11.00`de toplanan Genel Kurul`da, bütçeler üzerinde FP Grubu`nun görüşlerini 3 milletvekili dile getirdi. FP Rize Milletvekili Mehmet Bekaroğlu,TBMM Bütçesi üzerinde partisinin görüşlerini aktarırken, 1. Meclis`in Dünyanın en demokratik meclislerinden biri olduğunu belirterek, aradan geçen süreçte TBMM`nin yeri ve siyasi süreçteki önemi, giderek azalıyor dedi. TBMM`nin, 1960, 1971 ve 1980 müdahalelerinden olumsuz etkilendiğini kaydeden Bekaroğlu, şöyle konuştu: Çok acı bir gerçektir ki, 1980`de darbeciler tarafından milletin verdiği temsil görevi elinden alınan, o tarihte bu duruma direnen Sayın Ecevit`in, 18 Nisan 1999 seçimlerinden sonraki yemin töreninde (burası devletin en yüce organıdır) demesi ve bizim milletvekilerinin bu durumu sineye çekmesiyle de facto durumu yaratılmıştır. Ecevit`in sözleri, zaten eksik olan anayasal demokrasimizi ciddi bir şekilde zedelemiştir. Türkiye`de kanun yapılırken ve kararlar alınırken, milletvekilerinin etkisinin sorgulanması gereğine işaret eden Bekaroğlu, Yasal düzenleme gerektiğinde, bizler el kaldırıyoruz. ama bunları biz düşünmüyoruz, karara bağlamıyoruz. Bu dönemde çıkarılan temel yasalardan hangisini biz düşündük, tasarladık ve çıkardık? dedi. TBMM`nin yakın tarihte bir af yasası çıkardığını, ancak oturumu yöneten başkanvekilinin önerge verilmesini engellediğini, bunu İçtüzüğe dayanarak yaptığını anlatan Bekaroğlu, Ben kendisini suçlamıyorum. Bu, Meclis`in işleyişinin, anayasal demokrasi ile ne kadar örtüştüğüne örnektir. (Cinayet af kapsamı dışına alınsın) önergem, tartışılmadı. Tartışılsaydı belki böyle bir yasa çıkmayacaktı diye konuştu. Demokratik olmadığı herkesin malumu olan 1982 Anayasası`nın milletin iradesini TBMM`ye taşımasını engellediğini, Genel Kurul gündemindeki İçtüzük değişikliği ile milletvekillerinin bütünüyle devre dışı bırakılacağını savunan Bekaroğlu, Meclis`in denetleme görevini de yapamadığını, 57. hükümetin bu yetkili elinden aldığını öne sürdü. Bekaroğlu, sözlerini, TBMM yetkilerini, çıkardığımız yasalarla kurum ve kuruluşlara devrediyoruz. Hepsi anayasal olan kurum ve kuruluşlar, neticede sistemimizi anayasal demokratik sistem olmaktan çıkaracak, işlevsiz kılacaktır diyerek tamamladı.

-CUMHURBAŞKANLIĞI, YETKİLERİNİ KULLANAMIYOR-

Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde konuşan FP İstanbul Milletvekili Bahri Zengin, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mütevazi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer`in seçildiği günden beri, tutum ve davranışlarıyla milletin taktirini topladığını söyledi. 1924 Anayasası`nın, TBMM`yi, milletin iradesinini ortaya koyan kurum olarak tanımladığını, bu durumun 1961 ve 1982 anayasası ile değiştiğini anlatan Zengin, Her iki anayasa ile TBMM ve milli iradeye bürokratik kurumların ortak edildiğini öne sürdü. Zengin, Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra parlamentoya karşı, millet iradesine karşı müstahvit hale getirilmiştir. Parlamento ile siyasal bağları koparmıştır. Buna karşılık cumhurbaşkanlığı makamı bürokratik kuşatma altına alınmıştır. Bu durum karşısında da makam zaman zaman parlamento ve TBMM eğilimlerini değil, bürokrasinin eğilimlerini dikkate alagelmiştir. Böyle bir durum ve yapılanma, demokratik değildir diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı`nın 1982 Anayasası ile yetkilerinin artırıldığını kaydeden Zengin, şöyle devam etti. Ama cumhurbaşkanı bu yetkilerini kullanırken, ne yazık ki, tek başına kullanamaz hale gelmiştir. Bürokrasi nasıl Meclise`e ortak edildiyse, Cumhurbaşkanlığı`na da ortak edilmiştir. Bu tablo değişmeden, Türkiye`nin önünü açmak mümkün değildir. Türkiye`de bürokratik cumhuriyet dönemine geçilmiştir, bürokratik oligarşi kurulmuştur. Bu bürokratik oligarşjiyi ortadan kaldırmadan, milli egemenliği tesis etmeden, asker ve sivil bürokrasi üzerinden milletin ve onun meclisini tam hakim hale getirmeden çağdaş olmak mümkün değil.

-TÜM İDARİ KARARLARA YARGI YOLU AÇILSIN-

Anayasa Mahkemesi bütçesi üzerinde konuşan FP Kahramanmaraş Milletvekili Mustafa Kamalak, Anayasa Mahkemesi üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından seçilmemesi, yedek üyeliklerin kaldırılması gereğini savundu. Mahkeme`nin, kanunlar ve insan hakları dairesinden oluşması gerektiğini kaydeden Kamalak, iç hukuk ile çatışması halinde AİHM ve uluslararası sözleşmelerin baz alınmasını istedi. AİHM`de 3 bin Türk vatandaşının hak aradığını bildiren ve bu durumu eleştiren Kamalak, Bunu ilk etata Anayasa Mahkemesi nezdinde gerçekleştirmeliyiz dedi. Genel Kurul`un temyiz mahkemesi gibi çalışması gerektiğini ifade eden Kamalak, ayrıca mahkemenin kendi kararlarını kendi iç bünyesinde denetime tabi tutmasını savundu. Mahkeme`nin iptal edilen kanun ve kanun hükmünde kararnameler için süre vermesini eleştiren Kamalak, Anayasa`nın geçici 15. maddesinin kaldırılmasını istedi. Kamalak, Hukuk devleti olduğunu iddia eden bir devlet, Anayasa`ya aykırı bazı hususları, Anayasa ile koruma altına alamaz. Alıyorsa buna hukuk devleti denemez. Bugün, bin cevarında kanun, kanun hükmünde kararneme veya 12 Eylül ürünü tasarruf denetim dışıdır. Bu kabul edilemez dedi. Anayasa Mahkemesi`ne dava açacakların sayısının artırılması, süre konusundaki çelişkilerin ise giderilmesini isteyen Kamalak, ayrıca Yüksek Askeri Şüra ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu`nun kararları da dahil olmak üzere tüm idari kararlara karşı yargıyolunun açılmasının şart olduğunu söyledi. Kamalak, Bir devlet düşünün ki, kendi kurduğu mahkeme ve hakemlerinde, vatandaşanın hak aramasını engelliyor. Buna hukuk devleti denemez dedi.
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
76.031 Değişim: 0,79% Hacim : 3.846 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 75.194 07.12.2016 Yüksek 76.124
Açılış: 75.434
3,3966 Değişim: -1,41%
Düşük 3,3804 07.12.2016 Yüksek 3,4597
Açılış: 3,4452
3,6525 Değişim: -1,14%
Düşük 3,6391 07.12.2016 Yüksek 3,7081
Açılış: 3,6946
128,44 Değişim: -0,83%
Düşük 127,91 07.12.2016 Yüksek 129,97
Açılış: 129,51
1,0751 Değişim: 0,28%
Düşük 1,0710 07.12.2016 Yüksek 1,0768
Açılış: 1,07216

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.