Kurda Revizyon Tartışması

09.12.2000 - 00:00

Hükümetin IMF ile anlaşmasının, piyasalarda yaşanan soruna köklü çözüm getirmediği belirtiliyor. Uzmanlar, programın yeniden gözden geçirilmesi ve kur politikasının revize edilmesi görüşünde.


Pisayalardaki çalkantı ile başlayan kriz durmak bilmiyor. Türkiye`de bulunan IMF heyetiyle yapılan toplantılar sonucunda çeşitli şartlara bağlanan 10 milyar dolarlık ek desteğin ortaya çıkan riski tamamiyle yok etmediği bildiriliyor. Enflasyon kur arasındaki farkın 25 puana ulaşmasıyla devalüasyon kaçınılmaz hale gelirken, IMF`den gelecek ek desteğin piyasalarda kısa süreli rahatlamaya yol açacağı ve soruna uzun vadeli çözüm olacağı bildirildi. Enflasyon kur farkının kapatılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekilerek, döviz faizlerinin yüzde 25, TL faizlerininin de yüzde 100`ler civarında olması gerektiği kaydedildi. Devalüasyondan kaçınılamayacağı, bu nedenle döviz kurlarının serbest bırakılmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Bazı akademisyenler de 1 Temmuz 2001 tarihinde uygulamaya konulacak bant sistemine genişletilmiş haliyle derhal geçilmesini önerdiler.
Enflasyonun öngörülen kur artış oranında düşürülememesi nedeniyle benzer program uygulayan Arjantin, Şili ve Uruguay`da yaşanan kriz sonucu devalüasyon yapılıp programın askıya alındığına dikkat çekildi. Enflasyon kur farkının 25 puana ulaştığı noktada devalüasyon yapılmasının zorunlu olduğu belirtilerek, Merkez Bankası`nın `devalüasyon yok` açıklamasına rağmen piyasaların buna razı olmayacağına işaret edildi. Hükümetin 2001 yılı programı hedeflerini yeniden gözden geçirerek revize etmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.


NURİ ATOK; TEK SORUMLU, HÜKÜMET;

Kur politikası nedeniyle olumsuz etkilenen ihracatçılar, bu durumun sorumlusunun hükümet olduğu görüşündeler. İHKİB Başkanı Nuri Artok, bant sisteminin öne alınmasının çözüm olmayacağını belirterek, devalüasyonuna mecbur kalınacağını söyledi. Artok, kur politikası nedeniyle kaybın ihracatın yüzde 10 - 12 seviyelerinde olduğuna dikkat çekti. İhracatta siparişlerin çok iyi olmasına rağmen kur politikası nedeniyle 1999 yılı seviyesini dahi yakalayamadığını belirten Artok, `Enflasyon düştü ama diğer göstergelerde hedefler tutmadı` dedi.


PROF.DR. PARASIZ; BANT SİSTEMİ;

Prof. Dr. İlker Parasız, `Önceden İlan Edilen Devalüsyon Oranına Enflasyonun Yaklaştırılması` programı olduğunu belirterek, bu programın uygulandığı ülkelerde enflasyonun devalüasyon tabldotuna yaklaştırılmamasının sonucu olarak kriz yaşandığını ve ardından devalüasyon yapıldığını söyledi. Türkiye`de yüzde 20 - 25 olarak ilan edilen TEFE ve TÜFE oranlarına yaklaşılamadığını kaydeden Parasız, bu durumun en önemli nedeninin de reel sektördeki yüksek oranlı zam ve GSMH`nın öngörülenden daha hızlı büyümesi olduğunu belirtti. Psikolojik nedenler, bankacılık sisteminin içinde bulunduğu durum ve yapısal sorunların etkili olduğunu anlatan Parasız, `Bu koşullarda yapılacak şey, 1 Temmuz 2001 yılında geçilecek bant sisteminin bir an eveel genişletilerek uygulamaya konulması. Yapılmazsa şu andaki durumda giderse devalüasyon baskısı artar veya gündemde kalır. Yüzde 6 - 7 oranında bir devalüasyonla başlayıp açılarak giden bant için hareket ettirilmeli. Ya da döviz serbest bırakılabilir. O zaman kurtuluş olur` dedi.


Prof.Dr. Korkmaz: DÖVİZE SERBESTLİK;

Prof. Dr. Esfender Korkmaz, net döviz girişi olması halinde devalüasyon baskının ertelenebileceğini söyledi. Korkmaz, önümüzdeki yılın ilk altı aylık dönemi için kurların ilan edilmesi nedeniyle bant sistemine geçilemeyeceğini belirterek, bu tarihten sonra dövizin serbest bırakılması gerektiğini bildirdi. Korkmaz, şunları söyledi: `Devalüasyon baskısı ertelenebilir, ama net döviz girişi olması gerekir. Net döviz girişi olursa o zaman döviz rezervleri kritik sınırdan çıkar. Piyasaya da likitide çıkar. Faizler biraz düşer. Faizlerin yüzde 30 - 40 seviyelerine düşmesi yeni bir risk olur. Faizlerin yüzde 100 dolayında iki üç ay devam etmesi lazım. 2001 programını yeniden revize etmek şart. Haziran ayından itibaren dövizi serbest bırakması lazım. 2001 enflasyonunu yüzde 20 olarak açıklamak gerekiyor.`
Haziran ayına kadar faizlerin yüksek seviyesini koruyacağına işaret eden Korkmaz, bu durumun enflasyonu olumsuz etkileyeceğini ancak, tüketimi daraltarak ithalat artışını frenleyeceğini söyledi. Korkmaz, `Ya devalüasyon olacak ya faiz yükselecek. Enflasyon kasım da yüzde 40 oldu. Fark yüzde 25`i geçince dünyanın her tarafında kriz oluyor. Devalüasyon kaçınılmaz. Piyasalar hiçbir şekilde razı olmaz. Enflasyon yüzde 40 olsun dövizi yüzde 20 artışla tut hiçkimse buna razı olurmu?` dedi.


Prof.Dr. Akad: KRİZİN BEDELİ ÖDENECEK;

Prof. Dr. Asaf Savaş Akad, ekonominin yavaşlamasıyla ithalatın duracağını ve cari açığın kapanacağını böylece enflasyon düşürülerek, kur - enflasyon makasının kapanacağını söyledi. Kriz bitse bile faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalacağını kaydeden Akad, `Merkez Bankası (para arzetmeyeceğim) dedi. Piyasaların yapması gereken dışardan döviz bulup getirmek. Ekonomi yavaşlayacak, krizin bedeli ödenip krizden çıkılacak. 5-6 milyar dolar para geldiğinde bankacılık sisteminde varolan likidite sorunu hafifleyecektir. Ama o arada bankacılık sisteminde bir takım hasarlarda olacak. Gecelik faizlerdeki çılgınca tırmanma biterse bu kriz biter. Bugünden o güne kadar piyasada sıkıntılı günler yaşanır. Mali piyasalar için çok sıkıntılı bir dönem olur. Bence faiz bu dalgalanmasının engellenmesi çok önemliydi. Merkez Bankası ve IMF bunu farklı değerlendirdi` dedi. Ekonomide 2001 yılında durgunluk yaşanacağını belirten Akad, `Ekonomi durursa enflasyon düşer. Programa eğer güven gelirse insanlar gerçekten hedef alınan enflasyon civarında zam yapmayı becerebilselerdi bu kazalar çok daha az başa gelirdi. Ekonomiyi yavaşlatmak için piyasalar devreye girdi` diye konuştu. DPT Eski Müsteşarı İlhan Kesici de ekonominin geldiği noktadan sonra devalüasyonun ancak ertelenebileceğini belirterek, 1994 yılında yapılan hataların tekrarlandığını söyledi. Makyajlı bir programın ısrarla savunulduğunu kaydeden Kesici, hükümet ve IMF heyetinin de krizin gidebileceği noktayı göremediklerini savundu. Kesici, programın uygulamanın başında halka iyi anlatılamadığını belirterek, hükümet ve ekonomi çevrelerinin biraraya gelerek durumu gözden geçirmeleri ve olası sonuçları kamuoyuna açıklamaları gerektiğini söyledi.


Prof.Dr. Aysan: % 2.5 DEVALÜASYON;

Prof. Dr. Mustafa Aysan devalüasyonun kaçınılmaz olduğunu belirterek, yüzde 1 olan aylık devalüasyon oranının bant sistemine hemen geçilerek ayda yüzde 2.5 oranına çıkarılması gerektiğini söyledi. Aysan, `IMF`ye verilen Niyet Mektubu`ndaki kriterlerin dışına çıkılması gerekiyor. Devalüasyon zaten 6 aydır geciktiriliyor. Enflasyon şu anda yıllık ortalamada yüzde 50`nin üzerinde. Kurlar ile enflasyon oranı arasındaki farkın giderilmesi lazım. IMF 5 milyar dolar verse de piyasalar durulmaz, çünkü döviz fiyatı ucuz. Kurları ya bant içine alabilirler ya da serbest bırakabilirler. Ama böyle program olmaz` dedi. (FİNANSAL FORUM)



Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
73.600 Değişim: 0,28% Hacim : 3.287 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 73.014 05.12.2016 Yüksek 74.170
Açılış: 73.069
3,5224 Değişim: 0,19%
Düşük 3,5150 05.12.2016 Yüksek 3,5621
Açılış: 3,5158
3,7960 Değişim: 1,16%
Düşük 3,7121 05.12.2016 Yüksek 3,8084
Açılış: 3,7526
132,67 Değişim: -0,13%
Düşük 131,76 05.12.2016 Yüksek 135,61
Açılış: 132,85
1,0775 Değişim: 1,04%
Düşük 1,0506 05.12.2016 Yüksek 1,0797
Açılış: 1,06633

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.