Bankacılıkta Stress Arttı.

17.10.2000 - 00:00
Altı katrilyona ulaşan tüketici kredilerinin geri dönmeme ihtimali, sektörü endişelendiriyor.


İstikrar paketinin Hazine`nin iç borçlanma programını çekici olmaktan çıkarmasıyla, düşük faizli tüketici kredilerine yönelen bankalar, bu kredilerin geri dönmeme ihtimali nedeniyle stresli günler yaşıyor. Bazı bankaların otopark kiralayarak, geri dönmeyen otomobil kredileri için `haciz` dalgası başlatmaya hazırlandığı öğrenildi.
Bu yılın ocak-eylül döneminde tüketici kredileri yüzde 172`lik artışla 6 katrilyon lira sınırına dayanırken, bankacılar kredilerin geri dönüşlerinin azaldığı sinyalini verdi. Bankacılar hacizlerde belirgin bir artış gözlemlendiğini belirterek olumsuz tablonun yılbaşına doğru daha da büyüyeceğinden endişe ediyor. İlk dokuz ayda takipteki krediler hanesindeki artışın yüzde 122 ile 161 trilyonu aşması da bankacıların korkularını haklı çıkarıyor.


BANKACILAR NE DİYOR?

* Nazif Karadere (Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı): Ödeme gücü olmayan da kredi istiyor. Bankalar hiç bir kefalet, teminat almadan kredi dağıtıyor. Sorunların yaşanması kaçınılmaz.

* Tugrul Belli (Turkish Bank Genel Sekreteri): Enflasyon oranının yüzde 10`lara düşmesi halinde bireysel kredi faizlerinin pek de düşük olmadığı ortaya çıkacak. O da bir ölçüde bireysel kredilerin geri dönüş oranını etkileyecek

* Sertaç Çelikyılmaz (Kentbank Genel Müdür Yardımcısı): Birkaç trilyonları kurumsal müşteride batırmak varken toplam tüketici kredileri içerisinde takipteki oranın yüzde 2`nin altında kalması kabul edilebilir bir oran.


Takipteki kredilerin oranı yılın ilk dokuz ayında yüzde 122 artış kaydetti. Geri dönüşlerin azalması nedeniyle hacizlerde belirgin bir artış gözlemleniyor. Bankacılar olumsuz tablonun yılbaşına doğru daha da büyüyeceğinden endişe edildiğini belirtiyorlar.


İstikrar paketi, Hazine`nin iç borçlanma programını eskisi kadar çekici olmaktan çıkarınca, bankalar cazip tüketici kredilerine yönelmişlerdi. Sonuçta bireysel kredi taleplerinin patladığı yılın ilk dokuz ayında tüketici kredileri yüzde 172`lik artışla 6 katrilyon TL sınırına dayandı. Çok da seçici olmadan verildiği belirtilen bu kredilerin geri dönmeme ihtimali bankacıları şimdiden strese sokmuş durumda. Bankaların otopark kiralamak için arayış içine girmesi ise, otomobil kredilerine karşı başlatılacak büyük haciz dalgasının habercisi gibi görülüyor. Bu yılın ilk dokuz ayında takipteki krediler hanesindeki artış yüzde 122 ile 161 trilyonu aştı. Bankacılar geri dönüşlerin azalması nedeniyle hacizlerde belirgin bir artış gözemlendiğini, olumsuz tablonun yılbaşına doğru daha da büyüyeceğinden endişe edildiğini belirtiyorlar.


KURUMSAL MÜŞTERİYE YÖNELİŞ?

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nazif Karadere, Turkish Bank Genel Sekreteri Tugrul Belli, Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer ve Kentbank Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Çelikyılmaz, sektörde tüketici kredilerin hızla arttığına işaret ederken, sektörün yeni sorunlara karşı hazırlık yaptığını belirttiler. Banka yönetcileri, artık kredi dağıtımında daha titiz bir program uygulandığını, bir yandan da kurumsal müşterilere yönelimin başlayacağını anlattılar.


KEFİLSİZ TEMİNATSIZ RİKS;

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nazif Karadere, faizlerdeki gerilemenin tüketici kredilerine olan talebi artırdığına dikkat çekerek, Tüketici kredisine ödeyebilecek olan da başvuruyor, hiçbir ödeme gücü olmayan da kredi istiyor. Piyasada bazı bankalar hiçbir kefalet teminat almadan kredi dağıtıyor. Haliyle kredi başvuruları iyi bir şekilde değerlendirilemeyince sorunların yaşanması da kaçınılmazdır dedi. Bireysel kredi vermenin öncelikle bir deneyim, daha sonra da teknoloji işi olduğunu vurgulayan Karadere, şunları söyledi:


Garanti Bankası`nda bireysel kredi başvuruları öncelikle scoringten geçiyor. Bunun sonrasında ise sistemin kabul veya ret konusunda çok emin olamadığı krediler için gri alan değerlendirmesi yapılıyor. Scoring sistemindeki parametreler ise bankamızın bilgi bankasında müşterilerinin çok uzun yıllardır oluşturduğu bilgiler sonucu belirleniyor. Ayrıca personelimiz de kredinin ilk teklif noktasında hata payını minimuma indirgeyecek eğitimlerden geçiyor. Bunun sonucu bizde problemli kredi oranı düşük seyrediyor.


PROBLEMLER KAÇINILMAZ;

Turkish Bank Genel Sekreteri Tugrul Belli ise şunları söyledi: Bankalar kurumsal kredilere plase edemedikleri kredileri bireysel kredilere yönlendirdi. Faizler yüzde 100`lerden yüzde 30`lara düşünce insanlar birden bir yanılsama içine girdi. Bu şekilde bireysel kredilere büyük talep oldu. Ancak önümüzdeki dönemde enflasyon oranının yüzde 10`lara düşmesi halinde bireysel kredi faizlerinin pek de düşük olmadığı ortaya çıkacak. O da bir ölçüde bireysel kredilerin geri dönüş oranını etkileyecektir.


Yapı Kredi Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nazan Somer de, kredi verirken banka olarak belirli prensipleri olduğunu belirtti. Somer, Bireysel kredi kullandırımı bankamız prensipleri çerçevesinde müşterinin kredi değerliliği gözönünde bulundurularak yapılmaktadır. Bankamız bireysel krediler portföyüne bakıldığında kredilerin geri ödenmeme oranı çok düşük olup bindeli rakamlarda seyretmektedir dedi.


Kentbank Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Çelikyılmaz ise, bireysel kredilerdeki artışı riskin tabana yayılması açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendi. Çelikyılmaz, Birkaç trilyonları kurumsal müşteride batırmak varken toplam tüketici kredileri içerisinde takipteki oranın yüzde 2`nin altında kalması kabul edilebilir bir orandır. Bunların takibi için bankaların ellerinde kredi kayıt bürosu ve kredi kartı başvurularını değerlendiren scorlama sistemleri var. Bu altyapıları kullanan, etkin risk yönetimi yapan bankaların oranları yüzde 2`lerin altında. Yani korkutucu birşey yok. Yalnız şurada bir risk vardır. Bazı kurumlar rekabet gereği etkin risk yönetimi altyapısını kurmadan yani diğer bir deyişle, arabayı hızlı kullanıyorlarsa limitlerinin haricinde kaza yapma yüzdesi, risk oranının ciddi boyutlara ulaşması da normaldir diye konuştu.


BANKALARIN TAKİPTEKİ KREDİLERİ;

(Milyar TL)

Dönem Bakiye Takip
Aralık 1999 2.143.193 72.485

Haziran 2000 4.649.701 142.341

Temmuz 2000 5.033.843 143.087

Ağustos 2000 5.448.143 158.041

Eylül 2000 5.835.633 161.035

Kaynak: TCMB.

MEKSİKA VE ARJANTİN`de TAKİPTELİ KREDİLER SORUNU.

Araştırmacılar Dr. Şenol Babuşcu, M. Oğuz Köksal, Arzu Ünsün ve Zeynep Yazıcı`nın Yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş sürecinde Türk bankacılık sektörü-sorunlar ve çözüm önerileri başlıklı çalışmasında ilginç Meksika ve Arjantin örnekleri de yer alıyor. Bu çalışma enflasyonla mücadele programı uygulayan Türkiye için de güncel deneyimlere ışık tutuyor:

Arjantin`de de yeniden yapılanma politikaları sonucunda önce kredi talepleri patladı. Ekonomide önemli bir canlanma beklentisi yaratan bu gelişme, finans sektörü için ise önemli bir sorun yarattı. Kamu bankalarında 1991`de yüzde 11,9 olan takipteki alacakların toplam kredilere oranı, 1996 yılına kadar sürekli artarak yüzde 37,9`a yükseldi. Aynı dönemde bu oran özel bankalarda ise yüzde 3,4`ten yüzde 15,7`ye çıktı. Meksika`da da 1990`lı yılların başında uygulanan program 1987`de yüzde 20 olan banka kredilerin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı, yedi yıl sonrasında yüzde 40`a yükseldi. Meksika`da mali serbestleşmenin gerçekleşmesine rağmen, bankacılık gözetim ve denetimi ile ilgili düzenlemeler yeterince geliştirilememiş, yetersiz istihbarat ve teminatla verilen krediler, sistemi tehdit eder hale geldi. Sonuç olarak, bankacılık sisteminin kırılgan yapısı 1994 krizini hazırlayan bir faktör oldu. (DÜNYA)

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.012 TL        
BORSA
1.004 TL        
DOLAR
1.005 TL        
EURO
1.009 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.