Krizi Sermaye ve Arzlarla Aşacak

29.10.2000 - 00:00



Son bir yıldır Makine Takım hakkında yapılan spekülasyonların ardı arkası kesilmiyor... Şirketin çok büyük bir mali sıkıntıda olduğu, bankalara olan yüklü borçlarını ödemek için Faruk Süren’in Transtürk Holding hisselerini sattığı iddia ediliyor. Makine Takım hakkında çıkarılan diğer bir söylenti ise Alman Bosch firmasına satılacağı.

Üzerinde söylentinin eksik olmadığı Makine Takım’ın Mali ve İdari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı M.Süreyya Sezgin’le piyasadaki söylentileri ve 2001 yılı projelerini konuştuk.

Özellikle haziran ayından bu yana grubumuzda büyük bir likidite sıkıntısı var. Bizim geçen yıl iştiraklerimizle birlikte grup olarak 28-29 milyon dolar olan borcumuz vardı. Şu anda 25 milyon dolar civarında kısa vadeli banka borcumuz kaldı. 1999’dan sonra hiçbir bankadan kredi kullanmadık. Aslında Makine Takım’ın geçen sene bu dönemdeki banka borçlarının risk durumuna bakıldığında, şu anda daha alt seviyede olduğumuz görülür. Yani risklerimiz 3-4 milyon dolar azalmış durumda.

Sıkıntılarımızın yüzde 70-80’i yatırımlardan kaynaklanıyor. Çünkü biz 9 milyon dolarlık yatırım yaptık. 1999’da kredi maliyetleri çok yüksekti. Nisan, mayıs ve hazıran aylarında 5-6 milyon dolarlık bir kredi itfası oldu. Yani devamlı para çıkıyor ve yaratılan fonlar bu çıkışı karşılamıyor. Bu da likidite sorunu yarattı. Yoksa Pazar sorunumuz yok.

Bunun yanı sıra 1999’da sanayi çok kötü gitti. Her ne kadar bizim üretimimizde bir daralma olmasa da, bu bizi olumsuz etkiledi. Bu nedenle üretimimizi ihracata yönlendirdik. İhracatta da kar marjlarımız çok düşük olduğu için orada da bir ciro kaybımız oldu. Bütün bunları üst üste koyduğumuzda Makine Takım’da bir likidite sorunu doğdu.

Bunun için farklı enstrümanlar üzerinde duruyoruz. Bunlardan en önemlisi sermaye artırımı yapmak, finansman bonosu veya tahvil çıkarmak. Bu dönemde işte Faruk Süren’in hisse satışları gündeme geldi. Faruk Süren, kendi portföyündeki hisseleri sattı. Bu konuda basında çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. O parayla grup şirketlerinin likidite açığı karşılanmaya çalışıldı.

Tabii sonuçta aynı grupta olduğumuz için, bize de para erildi. Bu borçların ödenmesinde ve günlük ihtiyaçlarımızın karşılanmasında kullanıldı. Zaten bir defada kimseye belli bir miktar para verilmedi. İhtiyaç oldukça peyderpey verildi.

Bu para girişinden sonra likidite sorunumuz devam ediyor. Bu nedenle sermaye artırımı yapabiliriz. Bu da hemen öyle kolay olmuyor. Onun belli bir prosedürü var. Bu en az üç-dört ayı alan bir süreç. Likidite sıkıntısından kurtulmamızın diğer bir yolu ise, orta vadeli kredi temin etmek. Kısa vadeli borçlarımızı üç yıllık bir orta vadeli krediye yayarsak bir sıkıntımız kalmıyor. Bu konuda bankalarla görüşüyoruz. Şu anda tüm sanayi şirketlerimiz tam kapasite çalışıyor, dolayısıyla bir fon da yaratıyoruz. Ancak bu yaratılan fon, kısa vadede tüm kredileri tasfiye edecek bir getiri sağlamıyor.

Sermaye artırımımız bedelli düşünülebilir. Ancak bu yönde bir karar alınmadı.

İştiraklerimizi halka açmayı düşünüyoruz. Makine Takım Pazarlama’yı halka açmayı planlıyoruz. İştiraklerimizin yatırımlarının çoğunu bu şirket üzerinden yaptık. 40-50 milyon dolar mal varlığı olan bu şirketimizin bir riski de yok. Banka kredisi de kullanmıyor. Tahminen arzı 2001’e sarkar.

Plastaş’ı halka arz etmek planlarımız arasında. Ancak önce bilançosunu halka açılabilir duruma getirmek gerekiyor. Plastaş bizim en büyük iştiraklerimizden biri. Plastik üretimi yapan Plastaş, otomotiv ve beyaz eşya sektörüne yönelik çalışıyor. Plastaş’ın yüzde 99’u Makine Takım’a ait. Piyasa değeri 20 milyon dolar civarında. Plastaş en son İsrailli bir firma ile anlaştı. Bu firmayla alet çantaları üretecek. Önümüzdeki üç yıl içinde Plastaş’ın cirosunu üçe katlaması söz konusu. Plastaş, şu anda ayda 800 milyar civarında ciro yapıyor.

Bu sık sık söylenen bir şey. Biz de bunu duyunca, bilmediğimiz bir şey mi var diye düşünüyoruz. Ancak öyle bir şey yok. Alman piyasasında yüzde 5 gibi önemli bir paya sahibiz. İhracatımızın yüzde 95’i Almanya’ya. Dolayısıyla böyle söylentiler buradan kaynaklanıyor olabilir.

Yönetim kurulumuzda satış konusu hiç gündeme gelmedi, biz ne yönetim kurulumuzda ne de kendi aramızda böyle bir konuyu konuşmadık. Ama şirketimizin yüzde 67’si halka açık. Bu nedenle bizi satın almak isteyenler, gelip bizden satın almak zorunda da değiller. Piyasadan toplamaya başlarlarsa bize de ihtiyaçları olmaz.

Hisselerimiz normale yakın ve nominal düzeyde gidiyor. Doğrusu biz de hisselerimiz değer kazansın diye çaba sarfetmiyoruz. Anlamakta güçlük çektiğimiz şeyler oluyor. Bir masası ve telefonu olan bir finansman kurumu çıkıyor. Hisse senetlerinin fiyatı birden artıyor, gidiyor. Makine Takım bir sanayi holdingi konumuna geldi. Yani Makine Takım’a direkt ve endirek bağlı 15-16 firma var. Bizim Gebze gibi değerli bir yerde değeri 10 trilyon lira civarında olan 50 bin metrekare arazimiz var. Dolayısıyla önemli bir maddi duran varlığa sahibiz Bugün şirketi parçalayıp satsanız piyasa değerinin üç-dört misli bir sonuç elde edersiniz. Borsa rayiç değerimiz 16 trilyon lira. Oysa bir iştirakimiz Plastaş 20 milyon dolar.

1999’da üretimimizin yüzde 60’ını ihracat yoluyla sattık. Bu yıl ise bu oran 45’e düştü. Mark bazında satış yaptığımız için marktaki düşüş ciroyu da karlılığı da düşürdü. Bu nedenle iç piyasaya daha büyük önem verme kararı aldık. Bu karar uygulamaya başladığımızda cirolarımızda önemli bir artış olacak.

Kazakistan’da yüzde 79 oranında ortak olduğumuz Kaztak isimli bir şirket kurduk. Haziranda Dünya Bankası’ndan 2.5 milyon dolar kredi çıktı ve onaylandı. 8 milyon dolar da özkaynak yatırımı yapılacak.

Amacımız emek yoğun işlerimizi oraya kaydırmak. Türkiye’deki işçilik maliyetleri Avrupa standartlarına ulaştı. Orada hammadde de ucuz. Kazakistan’daki üretimi iç pazara ve Avrupa’ya ihracatta kullanacağız. 1002 yılı şubatında üretim düşünüyoruz. Ancak sıkıntılarımız var. Krediyi devreye alacağız, bizim de elimizi cebimize atmamız lazım. Bu biraz frenleyici unsur. Bu tesis 2001’de devreye girecek ve gelecek yılki bilançolarımızı olumlu etkileyecek.

Bu dönemde 11 trilyon lira ciro elde ettik. Karlılık olarak da geçen yılın karının üstündeyiz. Özellikle haziran ayından itibaren satışlarımız önemli oranda arttı. Zaten bizim cirolarımızın üçte ikisi son dört ayda elde edilir. Dolayısıyla bilançolarımız iyi çıkacak. Bu yıl için 25 milyon dolar ciro hedefliyoruz. Ancak bu 20 veya 22 milyon dolar olarak gerçekleşebilir.

Bütün sanayiciler, 2001’i pembe görüyorlar. Onlar pembe görüyorsa, bizim toz bembe görmemiz lazım. Çünkü biz sarf maddesi ürettiğimiz için onlardan çok daha avantajlı konumdayız. Geçen yıl kazandıklarımızı bankalara kaptırdık. Sermaye artırımı yapabilir ve Makine Takım Pazarlama’yı da halka arz edersek 2001’de bizim de repoda büyük paralarımız olacak. (PARA-BORSAMARKET)
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.012 TL        
BORSA
1.004 TL        
DOLAR
1.005 TL        
EURO
1.009 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.