Pay Defteri Miyopluğu ve Özelleştirme

30.10.2000 - 00:00
Yaklaşık 2 haftadır yaşananlar gösterdi ki, yolsuzluk ve soygun içgüdüsü sırf kamuya ve kamu çalışanlarına ait değil. Özel sektörde ve bankalarda da mide bulandırıcı yolsuzluk ve usulsüzlük olayları dönebiliyor. Niyet kötü ise; pay sahipleri defterinde ne yazdığı önemli değil. İnsanlar, kendi itibarlarını ayaklar altına almak adına, kendi mallarını soyabiliyorlar. Sütlerine teslim edilen paraları çuvala doldurup kaçabiliyorlar.


Bu ortamda yıllardır baş tacı edilen ve memleketin tek çıkış noktası imiş gibi gösterilen özelleştirmenin de yıldızı giderek sönüyor. Devlet bugüne kadar ikisi faal, ikisi de tabela bankası olmak üzere 4 bankayı satarak özelleştirdi. Bu işten kazandığı para 300 - 400 milyon doları bulmaz. Bu bankaları satmak için harcadığı zaman ve nakiti de hesaba katarsanız, rakam daha aşağılara doğru inebilir. Hesap bu iken devlet, özelleştirdiği 2 bankanın da içinde bulunduğu 10 bankayı devletleştirmek zorunda kaldı. Bu bankaların devlete verdirdiği zararın boyutları şimdilik 10 milyar dolar düzeyinde tahmin ediliyor. Bundan birkaç ay sonra batık banka tahvilleri piyasa ekranlarında arzı endam etmeye başlayacak. Bu bankaların satılıp satılamayacağı ise belli değil. İçinde bin türlü melanetin döndüğü bu bankaları satın alan ciddi bankacılar ne yapacak ki? Devletten başka kim mafyatik ilişkilerin çözümüne talip olur? Olmaz, çünkü devletin inisiyatifi dışında bir mafyatik ilişkiyi ancak başka bir mafyatik ilişki kurarak engelleyebilirsiniz. Buna da kimsenin talip olacağını sanmıyorum.


Türkiye, son yıllarda sürekli kırk satır ile kırk katır arasında tercihler yapmaya zorlanıyor. Dürüst bürokratlar, bakkal hesabıyla devlet yönetmediği için görevden alınıyor. Ülke çıkarının zaman zaman kamunun çıkarlarıyla kesiştiği unutturulmaya çalışılıyor. Şimdi ben buradan devleti bilanço mantığı ve bakkal hesabıyla yönetmeye çalışanlara soruyorum: Türkiye, yaklaşık 16 yıldır içine düştüğü özelleştirme girdabından büyük zararlar ederek çıkmak üzere. Sırf, az önce ortaya koyduğum banka özelleştirme ve devletleştirmelerinde bile ortaya çıkan zarar 9.5 milyar doları geçmiş durumda. Diğer özelleştirmeleri ise hiç hesaba katmıyorum.


Demek ki bilanço zarara geçti, bakkal defterine kırmızı çizgi atıldı, yani kaybettiniz.
Sormak lazım; devletin özelleştirmeye artık başka bir gözlük takarak bakma zamanı gelmedi mi? Devlet, KİT`ler üzerinden siyasi baskı unsurunu kaldırarak özerkleştirme politikasını uygulasa, yıllardır üç kuruş fazla maaş için özel sektöre kaptırdığı elemanlarına idari ve mali özerklik vererek KİT`leri onlara teslim etse ne kaybeder? Bugün dünyadaki refah toplumlarının başında gelen İtalya ve Fransa`da, hala ekonominin motorunun özerk devlet kuruluşları olduğunu hatırlatmamıza bilmem gerek var mı? Türkiye, AngloSakson tipi özelleştirmeyi yüzüne gözüne bulaştırdı. Bunu kabul edip, Türk tipi özerkleştirmeye bir an önce geçmek için daha neyi bekliyoruz ki? (FİNANSAL FORUM)




Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.000 TL        
BORSA
998 TL        
DOLAR
999 TL        
EURO
1.001 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.