DEİK Toplantısı, Sezer: Dünya Avrupa`dan İbaret Değil

20.11.2000 - 00:00

Cumhurbaşkanı Sezer: Kıbrıs Sorununa Çözüm Bulma Çabaları İle Ülkemizin Avrupa Birliği`Ne Adaylığı Arasında Herhangi Bir Bağlantı Kurulmasını Kabul Etmemiz Olanaklı Değildir -Avrupa Parlamentosu`Nun Sözde Ermeni Soykırımı İle Sözde Kürt Sorununa Yer Veren, Türk Askerlerinin Kıbrıs`Tan Çekilmesini İsteyen Kararını Da Ciddiye Almamız Ve Kabul Etmemiz Sözkonusu Değildir -Bu Kararın Avrupa Parlamentosu`Nun Görüşlerini Yansıttığı Ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi`Ni Bağlamadığı Yönündeki Savları Da İnandırıcı Bulmuyoruz -Türkiye Kendi Halkının İstemleri Doğrultusunda Kopenhag Ölçütlerini Benimseyip Yaşama Geçirmeye Kararlıdır


İSTANBUL (A.A) - 20.11.2000 - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları ile Türkiye`nin Avrupa Birliği`ne adaylığı arasında herhangi bir bağlantı kurulmasının kabul edilemez olduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanı Sezer, Avrupa Parlamentosu`nun sözde Ermeni soykırımı ile sözde Kürt sorununa yer veren, Türk askerlerinin Kıbrıs`tan çekilmesini isteyen kararını da ciddiye almamız ve kabul etmemiz söz konusu değildir dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu`nun (DEİK) Çırağan Sarayı`nda yapılan 14. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye`nin neredeyse 200 yıldır süren Batı`ya yöneliminin dünyadaki ekonomik ve siyasal açılım olgusuyla yeni bir aşamaya girdiğini belirtti.


KOPENHAG ÖLÇÜTLERİ;

Batı kurumlarıyla bütünleşmek ve bu bağlamda Avrupa Birliği`ne tam üye olmak ereğimizdir diye konuşan Sezer, geçen yıl Aralık ayında Helsinki`de düzenlenen zirvede Türkiye`nin AB`ye adaylığının resmen kabul edilmesi ile Avrupa ile ilişkiler yönünden de yeni bir döneme girildiğini vurguladı. Sezer, şunları söyledi: Burada hemen belirtmeliyim ki, Türkiye kendi halkının istemleri doğrultusunda Kopenhag ölçütlerini benimseyip yaşama geçirmeye kararlıdır. TBMM ve hükümetimiz bu yönde gerekli yasal ve yönetsel düzenlemeleri yapmaktadır. Avrupa Birliği`ne uyum sürecinde tam üyeliğin gereklerini yerine getirerek en kısa zamanda üyelik görüşmelerine geçeceğimizi ummaktayız. Bununla birlikte, tam üyelik sürecinde bütün görev ve yükümlülüklerin aday ülkelerin omuzlarında olmadığı, gözden uzak tutulmaması gereken bir gerçektir. Türkiye, Kopenhag ölçütlerini yaşama geçirmek için çalışmalar gerçekleştirirken, Avrupalı ortaklarımızın da bu çabalarımıza yapıcı destek vermeleri, özellikle mali yardım konusunda üzerlerine düşeni yerine getirmeleri de önem taşımaktadır. AB, Türkiye`yi tam üye olarak bünyesine kabul ettiğinde, canlı ve nitelikli insan gücüyle, gelişmiş ekonomisiyle, özel kesimiyle, jeostratejik konumuyla çok önemli bir üye kazanmış olacaktır. Bir başka deyişle AB Türkiye`ye katkılarda bulunacağı gibi, AB üyesi Türkiye bu kuruluşa yeni bir güç, farklı bir boyut kazandıracaktır.


KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ;

Konuşmasında, AB Komisyonu tarafından açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi ile Avrupa Parlamentosu`nun 15 Kasım`da Türkiye ile ilgili olarak kabul ettiği karara değinmek istediğini de belirten Sezer, Katılım Ortaklığı Belgesi`nin kısa dönemli hedefler bölümünde Kıbrıs konusuna yer verilmiş olmasının, Helsinki sonrası dönemde AB ile Türkiye arasında oluşmuş bulunan ortak anlayışı yansıtmadığını vurguladı. Sezer, şöyle devam etti: Helsinki Zirvesi`nden bu yana geçen bir yıl içinde Avrupalı dostlarımıza her vesile ile vurguladığımız gibi, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarıyla ülkemizin Avrupa Birliği`ne adaylığı arasında herhangi bir bağlantı kurulmasını kabul etmemiz olanaklı değildir. Burada bu noktayı birkez daha dile getirmekte yarar görüyorum.


Benzer biçimde Avrupa Parlamentosu`nun sözde Ermeni soykırımı ile sözde Kürt sorununa yer veren, Türk askerlerinin Kıbrıs`tan çekilmesini isteyen kararını da ciddiye almamız ve kabul etmemiz söz konusu değildir. Bu kararın Avrupa Parlamentosu`nun görüşlerini yansıttığı ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi`ni bağlamadığı yönündeki savları da inandırıcı bulmuyoruz. Çünkü Avrupa Parlamentosu`nun kararı tarihsel ve siyasal gerçekleri ve Türk kamuoyunun duyarlılıklarını gözardı ettiği gibi, Helsinki sonrasında Avrupa Birliği ile aramızda varılan anlayışı ve tam üyelik sürecinin karşılıklı yükümlülüklerini hiçe sayan bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bütün bu gelişmelere karşı ülkemiz, AB`ye adaylık sürecinin gereklerinin hızla ve kararlılıkla yerine getirilmesi yönündeki çalışmalarını eşgüdümlü bir biçimde sürdürecektir. Amacımız, (Avrupa Birliği istiyor) diye değil, halkımız hak ettiği için bu sürecin gereklerini yerine getirmek olmalıdır.



Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yolsuzluğun türedi zenginlerinin ülke ekonomisine egemen olmalarına olanak verilmemesi gerektiğini vurgulayarak,
Belirsizliklerden arındırılmış, tüm kurallarıyla işleyen, yolsuzluğu yapanın yanına kar bırakmayan, saydam bir ekonomik yapının oluşturulması temel hedefimizdir dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu`nun (DEİK) Çırağan Sarayı`nda yapılan 14. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, dünyayı iki kampa bölen siyasal kutuplaşmanın sona ermesinin ardından uluslararası ilişkilerde tarihin akışını etkileyen köklü değişimlerin ortaya çıktığı bir dönemden geçmekte olduğumuzu kaydetti. Küreselleşen dünyada, bir ülkenin dış politikasının oluşturulmasında ve uluslararası toplum içindeki ağırlığının belirlenmesinde ekonomik alandaki başarısının temel rol oynadığını belirten Sezer, şunları söyledi: Türkiye`nin de 21. yüzyıla damgasını basacak olan bu yeni yönelimin dışında kalması olanaksızdır. Büyük önder Atatürk`ün gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma ereğine uygun olarak Türkiye, küreselleşmenin yarattığı olanaklardan yararlanmak, saydam bir ekonomik politika ile dış dünyaya daha çok açılmak, uluslararası ekonomi ile bütünleşmek ve rekabet gücünü artırmak zorundadır. Türkiye`nin önüne kendi bölgesinin ekonomik dinamosu olma olanağı çıkmıştır. Ülkemizin ekonomik sınırları, siyasal sınırlarının ötesine geçmiştir. Komşularımızın ve ticaret ortağımız olan ülkelerin Türkiye`den beklentileri artmıştır. Bu nedenle, ekonomik gücümüzü daha iyi değerlendirmeli ve Türkiye`yi ağırlığı olan bir ekonomik oyuncu durumuna getirmeliyiz.


DÜNYA PİYASALARINDA BAŞAT BİR ROL...

Yapısal bir değişim içinde bulunan Türk ekonomisinin, özel kesimin öncülüğünde, girişimcilerimizin dinamizmiyle dünyaya açıldığına işaret eden Sezer, bugün dış ticaretinin yüzde 60`dan fazlasını Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile gerçekleştiren Türkiye`nin, ürünlerini yoğun bir rekabetin yaşandığı piyasalarda kabul gören bir düzeye çıkardığını anlattı. Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti: Fiyat-kalite ilişkisi yönünden sunduğu uygun olanakları Avrupa pazarında kabul ettirmiş olan mal ve hizmet üreticisi girişimcilerimiz, serbest piyasa koşulları çerçevesinde bölgedeki üstünlüklerini de kullanarak, başta Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya olmak üzere, dünya piyasalarında başat bir rol oynayabilecek olgunluğa erişmiştir. Avrasya`da yalnızca jeostratejik yönden değil, ekonomik yönden de önemli bir konuma gelmekte olan Türkiye, bölgesinde barış ve istikrarın korunmasına, ekonomik işbirliğinin geliştirilmesine ve ulusların yaşam düzeyinin yükseltilmesine özel önem vermektedir. Bu anlayışla bölgemizdeki barış çabalarını ve çok taraflı işbirliği girişimlerini etkin bir biçimde desteklemekteyiz.


DÜNYA AVRUPA`DAN İBARET DEĞİL

Dünyanın Avrupa`dan ibaret olmadığının da bilincindeyiz diye konuşan Cumhurbaşkanı Sezer, Avrasya`da, Ortadoğu`da hatta daha uzak bölgelerde ekonomik gücünü özel kesiminin deneyim ve becerisiyle kanıtlamış olan Türkiye`nin uluslararası bir oyuncu olarak giderek daha geniş ve daha çeşitli hedeflere yöneldiğini kaydetti. Türkiye`nin bugün Ortadoğu`ya ve Körfez bölgesine daha çok önem vermek zorunda olduğunu dile getiren Sezer, Afrika kıtası ve Latin Amerika`nın yeni ufuklar arayan girişimcilerimize yeni olanaklar ve işbirliği ortamları sunduğunu söyledi.


UZAKDOĞU VE ÇİN YENİ OLANAKLAR İFADE EDİYOR

Sezer, 3 milyara yaklaşan nüfus ve 2.5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip olan Uzakdoğu ülkeleri ve Çin Halk Cumhuriyeti`nin de Türkiye için yeni olanaklar ifade ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Sezer, Rusya Federasyonu, Kafkaslar ve Orta Asya cumhuriyetlerinin Türkiye`nin ekonomik açılım politikasında önemli bir yer tuttuğunu da kaydederek, bu ülkelerle Türkiye`nin ekonomik ve ticari ilişkilerinin yeniden tanımlanması ve kurumsal yapılara kavuşturulmasının bir zorunluluk durumuna geldiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, tüm bu konularda özel kesime ve bu bağlamda DEİK`e de önemli görevler düştüğünü vurgulayarak, DEİK, 14 yıl gibi kısa sayılabilecek sürede bu işleri büyük bir sorumluluk duygusuyla üstlenmiş ve başarıyla yerine getirmiştir. Bugün 56 ülkeyle aramızda iş konseyleri kurulmuş olması bu başarının kanıtıdır diye konuştu.



YOLSUZLUĞUN TÜREDİ ZENGİNLERİ

Sezer, günümüzde uluslararası ekonomik ilişkilerde özel kesimin öncü rolünün tartışılmaz bir gerçek olarak ortaya çıktığını, çağdaş devletin görevinin ise özel kesime destek vermek ve gerekli ulusal ve uluslararası hukuksal altyapıyı oluşturmak olduğunu söyledi. Soğuk savaş sonrası dönemde tüm dünyada gözlemlenmekte olan bir olgunun, ekonomi yönetiminin yeniden düzenlenmesi, devletin ekonomi alanındaki görevlerinin yeniden tanımlanması olduğuna işaret eden Sezer, devletin bir görevinin de kuralların herkes için doğru ve herkes için aynı biçimde uygulanmasını sağlamak olduğunu vurguladı. Hukuk devleti ilkesinin, kurallar yönünden yaşama geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti:


Başta yönetenler olmak üzere, kurallara herkes uymak zorundadır. Bunun sağlanması, devlet ile özel kesim arasında belirsizliği giderecek, karşılıklı güveni artıracaktır. Belirsizliklerden arındırılmış, tüm kuralları ile işleyen, yolsuzluğu yapanın yanına kar bırakmayan saydam bir ekonomik yapının oluşturulması temel hedefimizdir. Toplumun etik ve hukuksal kurallarını bozan, dar bir çevreye kamu kaynaklarından büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kıt kaynakların eşitlik ve adalet ilkelerine uygun olarak kullanımına engel olan tüm siyasal, yönetsel ve ekonomik yolsuzluklarla savaşım üzerinde özenle durulması ve sonuna kadar gidilmesi gereken bir boyut kazanmıştır. Yolsuzluğun türedi zenginlerinin ülke ekonomisine egemen olmalarına olanak verilmemelidir. Ekonomik istikrar programını kararlılıkla uygulanmakta olması, ekonomimizin yakın bir gelecekte sağlıklı temeller üzerinde işlemesinin sağlanacağı yönündeki umutlarımızı artırmaktadır. Hükümetimizin bu çabalarının, özel kesimimizin beklentilerine geniş ölçüde yanıt verdiğine inanıyorum.


İLETİŞİM EKSİKLİĞİ GİDERİLMELİ;

Cumhurbaşkanı Sezer, kamu ile özel kesim arasında var olan iletişim eksikliğinin ortadan kaldırılması yönünde çaba harcanması gerektiğini, kamu ve özel kesimin birbirine yabancı, hatta rakip iki öğe değil, birbirini tamamlayan, aynı ulusal çıkarların geliştirilmesi doğrultusunda çaba harcayan birimler durumuna getirilmesi gerektiğini söyledi. Sezer, bunun sorunların çözümüne ve dış dünya ile aramızdaki iletişim eksikliğinin ortadan kaldırılmasına büyük ölçüde yardımcı olacağına inandığını sözlerine ekledi.
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • €/$
75.929 Değişim: -0,13% Hacim : 3.682 Mio.TL Son veri saati : 18:10
Düşük 75.117 08.12.2016 Yüksek 76.459
Açılış: 76.265
3,4521 Değişim: 0,26%
Düşük 3,4381 09.12.2016 Yüksek 3,4535
Açılış: 3,44315
3,6657 Değişim: 0,22%
Düşük 3,6457 09.12.2016 Yüksek 3,6681
Açılış: 3,6577
129,69 Değişim: 0,06%
Düşük 129,42 09.12.2016 Yüksek 129,95
Açılış: 129,61
1,0614 Değişim: -0,02%
Düşük 1,0607 09.12.2016 Yüksek 1,0622
Açılış: 1,06157

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.