Çeliğe Su Veren Adam

27.11.2000 - 00:00

Ortalama ömrü beş yıl olan şirketlerin aksine 50 yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Jumbo`nun ikinci kuşak sahibi ve yöneticisi Minas Çolak, Jumbo`yu çatal-bıçakta moda yaratan çağdaş bir şirkete dönüştürmekle kalmadı, Frankfurt`ta taklit edilen tasarımlara da imza attı. İşadamından çok bir sanatçıyı andırıyor görünüşü. Diyeceksiniz ki tipinden belli mi olur böyle şeyler. Evet her zaman olmaz tabii. Ama içselleştirdiği bir zerafet ve estetikle dikkat çekiyor, hatta işadamlarında pek de görmeye alışkın olmadığımız `her an incinebilir duygusu uyandıran` bir kırılganlıkla...


Ancak tüm bunlar onun başarılı bir işadamı ve yönetici olmasına engel değil. Aksine olumlu etkileri olduğunu da söyleyebiliriz ki bunu zaten satış ve sipariş rakamları da ortaya koyuyor. Zira Jumbo`nun ikinci kuşak sahibi ve yöneticisi Minas Çolak`ın tasarımlarını yaptığı çatal-bıçak ve tepsilerin üç aylık üretim hatları dolu. İstanbul Ticaret Odası verilerine göre ortalama bir şirketin ömrü beş yıl. Hâl böyle olunca da marka olmayı başarmış bir şirketin devamını sağlamak da ayrı bir başarı oluyor ki, onun başarısı bu noktayı çoktan aşmış. 80`li yılların sonunda fiilen başına geldiği şirkette bir dizi değişiklik daha doğrusu yenilik yapıyor Minas Çolak. O güne kadar yalnız çatal-bıçak üreten ve satan şirketi bir süre sonra masa üstü aksesuarı denilen her türlü eşyayı satmaya karar veriyor. Öncelikle bilgi-işlem merkezinin kurulmasını sağlıyor Minas. Sonra ambalaj ve reklam departmanlarının oturması için uğraşıyor. Bunlarla yetinmiyor ve ürün geliştirme, makineleşme ve mamül gelişimiyle de yakından ilgileniyor. Tüm bunların sonucu bir yandan bir dizi yurt dışı bağlantıları kurularak, İtalya`dan teflon tencerelerin ve Bavyera`dan porselen takımların Jumbo markası ile üretilmesi sağlanıyor.


ÇOCUKLUĞU İSVİÇRE`DE GEÇİRİYOR;

11yaşından itibaren İsviçre`de yaşıyor Minas Çolak, ta ki üniversite eğitimi bitene kadar. Ama herşey tıkır tıkır işlemiyor daha doğrusu üniversiteye kayıt yaptırdığı yıllarda bir de ticaret işine giriyor ama işler pek umduğu gibi gitmiyor. Ancak bu kötü deneyimden bile çok önemli dersler çıkarıyor Minas. Mesela, tam da işletme okuması gerektiğini o zaman kavrıyor ve çok daha sıkı sarılıyor derslere. Öyle bir ders alıyor ki okul bitirmez hemen Türkiye`ye dönüp çalışmaya başlıyor. Anlayışlı bir ailesi var. Ama yine de küçük çocuklarının `telef olabileceği` endişesi ile olsa gerek `anneanne de gelsin` diyorlar. Önce biraz mırın kırın oluyor ama sonra öyle güzel bir ilişki kuruluyor ki, bu kez anneanne dönmek istediğinde bırakmıyor Minas Çolak. Kendisiyle diskoya bile gidecek kadar iyi bir arkadaş olmuş bir anneanneyi kim bırakmak ister ki.


NUBAR BEY`İN DAVETİ;

80`li yılların sonunda dönüyor Türkiye`ye Minas Çolak. Gelir gelmez de çalışmaya başlıyor. O dönemlerde el işçiliği çok. İşler daha az makine daha çok el işçiliği ile yürüyor. Minas geldikten sonra, makineleşme oranı çok gelişiyor ama el işçiliği her zaman devam ediyor işin doğası gereği. Ürün geliştirme konusuna el atıyor. Minas`a göre, Nubar Bey artık firmayı daha ileriye taşıyamaycağına karar vererek oğlunu çağırıyor. İşlerini ne pahasına olursa olsun bırakmak istemeyen pek çok babanın aksine, oğlum ben artık yoruldum ve işleri daha ileriye götüremiyorum, artık işlerin başına gel teklifinde bulunuyor. Ondan sonra şirketin genel müdürü Atilla Bey`in de bünyeye katılması ile atılan tohumlar geliştiriliyor. Kurumsallaşma çalışmaları başlıyor, finans departmanları gelişiyor. Üretim hatları modernize ediliyor. Hiçbir zaman hızlı fakat sağlıksız büyümeden yana olmuyor. Her türlü gelişimi öz sermaye ile gerçekleştirmek istediklerini de özellikle vurguluyor.
Hayatı olduğu gibi alıyor. Yaşanması gereken şeyler yaşanıyor hatta yaşanması gerekenler yaşanmadığında önemi daha fazla kavranıyor.


BAŞARININ ÖLÇÜSÜ MUTLULUK;

Ona göre başarının ölçüsü mutluluk. Ama `başarılı mısınız` sorusunu biraz duraklayarak yanıtlıyor. Mutluluğun peşinde. Ama yalnız kendi mutluluğu değil önemli olan herkes için mutluluk istiyor. Bunu başaraması da en azından şirketindenki insanlar için sağlayabileceğine inananıyor ve alınan tüm kararlarda bu önemli ölçü büyük bir rol oynuyor. Şirketinde mutlu, mutluluğun para ile doğru orantılı olmadığını söylüyor. Bir bahçıvan da mutlu olabilir eğer işini seviyor ve yarattığı üründen keyif alıyorsa... Para amaç olmaması gereken bir şey o sadece bir araç. Ama bunun mümkün olduğu kadar erken anlaşılmasında da fayda var ona göre. Çalışanlara mümkün olan en fazla olanak sağlanmaya çalışılıyor. Bu anlamda tipik bir şirket Jumbo. Henüz sendikalaşma yokken, patronun kendisi çağırıyor sendikayı. Ancak buna karşın 53 yıllık firmada bir saatlik bir grev olmuyor.


5 YILLIK TASARIMCI;

Şirkette çalışmaya başladıktan bir süre sonra kendi kendine birşeyler karalamaya başlıyor Çolak. Ama tereddütlü, hatta kimselere söylemiyor önce, sonra `acaba diyor` yavaş yavaş... Yaklaşık beş yıl önce, Jumbo`nun üretimden sorumlu kişisiyle karar veriyorlar denemeye. Ama böyle çok da kolay bir şey değil. Zira eğer üretilen ürünler satılamazsa çıkan kalıpları çöpe atmak gerekiyor. Bu da heba olmuş emek ve para demek. Biraz ürkek hazırlanıyor kalıplar. Ama sonuç her ikisini de yüreklendirecek biçimde oluyor. Çalışılan maddenin çok iyi tanınması da tasarımların başarılı olmasında etkili oluyor. Çünkü çelik, çok da kolay oynanabilen bir madde değil. Yapılan çok hoş bir tasarım da olsa madde uygun değilse üretilmesi mümkün olmayabiliyor. Yeni tasarımların çok tutması üzerine artık akmaya başladı diyor Çolak, yeni tasarımlar için. Peki işletme yerine bunun eğitimini almak ister miydiniz? sorusunu tereddütsüz yanıtlıyor Çolak:


Hayır. Yalnız tasarım bilgisiyle şirket yönetmek istemezdim çünkü zorlanırdım ama tasarım yapabiliyorum düşüncesi hakim. Uzun süreli kullanılan ürünler olduğu için belki moda yaratmak bir zorunluluk olarak çıktı karşısına Jumbo`nun. Ama Çolak`ın tasarımlarının kaynağının bu zorunluluk olmadığı açık.Bu arada son günlerde gösterilen ve Minas Çolak tasarımlarının da yer aldığı koleksiyonların tanıtıldığı reklamların büyük ilgi gördüğünü hemen ekleyelim. Hatta mağazaya gelip, reklamdaki tepsiyi çizerek anlatan ve o tepsiden almak isteyen hanımlara bile olmuş.


TARİHİ İLKLERE YAZILIYOR;

1947 yılında kiralık bir atölyede kuruluyor Jumbo. 2. Dünya Savaşı sonrası ciddi bir yokluk zamanı, ülkede hattaa dünyada hiçbir şey yok . Kaşık imal etmekle başılıyor Jumbo. Ama tüm kaşıklar eğiliyor. Jumbo`nun kurucusu Nubar Çolak, elde ettiği karışımla eğilip bükülmeyen kaşık imal etmeyi başarınca tanınmaya da başlıyor. 50`li yıllardaki tanınmışlık 60`lı yıllarda markaya dönüşüyor. Sonra getirilen teknolojilerin de etkisi ile ilk paslanmaz çatal kaşık yapılıyor. Ve yine ilk kez 1970`li yıllarda kırılmayan bıçaklar üretiliyor. İlk modern koleksiyon yine Jumbo tarafından üretiliyor. İlk kez ömür boyu garantiyi de yine onlar veriyor. 1990`lı yıllarda rekabetin de artaması ile üretim teknolojilerini gelişmesine hız veren şirket, yeni tasarım ve yeni ürünlerle pazar payını artırmaya devam ediyor.
Satış sonrası servis de Jumbo`nun ilkleri arasında yer alıyor. 5 yıldır hem personel hem de bayilik sistemi ile çalışan insanların eğitimine önem veriliyor.


KAPASİTE YÜZDE 100 ARTACAK;

Halen Bayrampaşa, Topkapı ve Davutpaşa`da faaliyet gösteren fabrikalara ek olarak bir ay sonra Hadımköy`de yeni bir fabrikanın temelinin atılması planlanıyor. Üretimi yüzde 100 artıracak fabrikanın bir yılda tamamlanması hedefleniyor. 5 bin ürünün satışını yapan Jumbo`nun günlük 3 bin düzine çatal-kaşık, bin 500 düzine bıçak, 10 bin düzine çay kaşığı, bin adet tencere 2-3 bin de tepsi üretim kapasitesi var. 70 milyon dolarlık ticari pazarda üç marka ile tüm kesimlere hitap etmeyi amaçlayan şirketin Jumbo`nun dışındaki markaları ise Ambos ve Delta. Üst gelir seviyesinde pazarın yüzde 75`ine, orta ve alt gelir seviyesinde de pazarın yüzde 40-50`sini elinde bulunduran Jumbo`nun 2001 yılı hedefleri ise satışları yüzde 25 artırmak. Yedisi İstanbul`da olmak üzere toplam 10 satış mağazası bulunuyor Jumbo`nun. Son yıllarda trendin alışveriş merkezleri olduğuna dikkat çeken Jumbo Genel Müdürü Atilla Okumuş, yeni açılacak mağazaların cadde mağazası yerine alışveriş merkezi içinde olmasını planladıklarını anlatıyor. Ocak ayında Maslak`ta bir de butik açmayı planlayan Jumbo, burada hem kendi ürünlerinden hem de 400 yıllık geleneği olduğu ileri sürülen Baccart kristal ürünlerinden oluşan toplam 2 bini çeşit ürünü tüketiciye sunacak.(YENİ BİNYIL)




Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.012 TL        
BORSA
1.005 TL        
DOLAR
1.004 TL        
EURO
1.009 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2016 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.